Via Gardenia'dan Öneriler

Krizantem Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Krizantem çiçeğinin diğer adı kasımpatı olarak bilinmektedir. Krizantem çiçeği Yunan dilinde altın çiçek anlamına gelmektedir. Krizantem çiçeğinin beyaz renkli olanları bolluk ve bereketi temsil etmektedir. Krizantem çiçeği birçok kişi tarafından papatyaya benzetilse de kendine özgü olan nitelikleri vardır. Bu çiçeklere özel bakımların uygulanması gerekmektedir.Krizantem çiçeğinin yaklaşık olarak 30 çeşidi bulunmaktadır. Bu çiçekler papatyagiller familyasının içerisinde yer almaktadır. Krizantem çiçeği otsu bir yapıya sahiptir. Yıllık bir çiçek çeşidi olan krizantemin boyutları yaklaşık olarak 140 santimetreye kadar ulaşabilmektedir. Krizantem çiçeğinin başı geniş bir yapıdadır. Bu bitkinin çiçek renkleri arasında sarı, pembe ve beyaz yer almaktadır. Krizantem çiçeği Japonya’da ve birçok Avrupa ülkesinde sevinci ve mutluluğu temsil eden bir tür olarak görülmektedir. Bu çiçeğin Latince adı ise chrysanthemum olarak bilinmektedir.Krizantem Çiçeği ÖzellikleriBüyük bir çiçek başına sahip olan krizantem çiçeğinin diğer bir ismi kasımpatıdır. Krizantem çiçeğinin öne çıkan özelliklerini şu şekilde sıralamak mümkündür:·     Bu çiçek türünün yaklaşık olarak 30 adet çeşidi mevcuttur.·     Papatyagiller familyasındaki bitkiler arasında yer almaktadır.·     Çok yıllık bir bitki türüdür.·     Krizantem çiçeği otsu bir yapıya sahiptir.·     Sonbahar aylarında çiçeklenmeye başlayan krizantem zahmetsiz bir bitkidir.·     Boyutları 140 santimetreye kadar uzayabilmektedir.·     Çiçeğin baş kısmı son derece büyük ve geniş bir yapıya sahiptir.·     Bu çiçek türü pek çok ülkede ölümü temsil etmektedir. Ancak ülkemizde huzur ve sevgiyi temsil eden bir çiçek türüdür.Krizantem Çiçeği BakımıKrizantem çiçeğine yapılan bakımlar oldukça zahmetsizdir. Kullanılacak her çeşit toprağa uyum sağlayabilecek bir yapıdadır. Bu nedenden dolayı her türlü alanda rahatlıkla yetiştirilebilecek bir bitki türüdür. Krizantem çiçeğinin yetiştirilmesinde önemli olan bazı noktalar bulunmaktadır. Bu noktalardan birisi krizantem çiçeğinin güneş ihtiyacıdır. Krizantem çiçeği güneş alan ya da yarı gölge bir yerde çok sağlıklı bir gelişim sergilemektedir.Krizantem çiçekleri belirli aralıklar ile budama yapılmasına ihtiyaç duyan bir bitki türüdür. Çiçek kısımlarında kuruma meydana geldiğinde, kuruyan çiçeklerin budanması gerekmektedir. Ayrıca krizantem çiçekleri suyu çok seven bir bitki çeşididir. Bu sebepten dolayı krizantem çiçeklerinin belirli aralıklar ile sulanması gerekmektedir. Sulama yapılırken aksatmamaya özen göstermek gerekir.Krizantem Çiçeği Ne Zaman Ekilir?Krizantem çiçekleri bir kasım ayı bitkisidir. Ancak yıllık bir bitki türüdür. Genel olarak krizantem çiçeklerinin yetiştirilmesi kolaydır. Krizantem çiçekleri ilkbaharın başlarında ya da sonbaharda ekilir. Krizantem çiçekleri ekilirken dikkat edilmesi gereken konu, sert ve soğuk havalardan bitkiyi muhafaza etmektir. Sert soğukların ve don olaylarının yaşandığı dönemlerden en az 6 hafta önce ekmek uygundur.Krizantem Tohumu Ne Zaman Ekilir?Krizantem çiçeklerinin tohumu diğer bitki türlerinde olduğu gibi ilkbahar aylarında ekilmelidir. Bu dönemler içerisinde krizantem çiçekleri ekildiğinde kök kısımları kış ayına kadar güçlenerek daha dayanıklı bir yapıya sahip olmaktadır. Krizantem çiçeklerinin hayatta kalma becerileri yükselecektir. Ekilen krizantem çiçeklerinin suyu ve nemine dikkat etmek gerekmektedir. Topraklarının uzun zaman kuru kalmamasına özen gösterilmelidir.Pek çok krizantem çeşidi sonbahar mevsiminde de ekilebilir. Ekilen bitki kasım ayındayken çiçek açmaya başlamaktadır. Aşırı soğukların ve don olaylarının yaşanmadığı bölgelerde kış aylarında da canlı kalabilmektedir.Krizantem Çiçeği Nasıl Ekilir?Çiçekçilerden hazır bir şekilde aldıktan sonra bahçeye ya da saksı içerisine ekilebilmektedir. Bitki tohumdan ekildiğinde sürprizler ile karşı karşıya kalınabilir. Bunun sebebi ise tohumdan ekilen bitkinin ana bitkiye benzememe ihtimalinin olmasıdır. Ekilen tohumun boyutları ve renkleri ana bitkiden farklı olabilmektedir.Eğer krizantem tohumları ekilmek isteniyorsa don olaylarından en az 6 hafta önce ekmek gerekmektedir. Saksıya ekilen krizantemler 15-20 santimetre kadar olduğunda bahçeye transfer edilebilir. Tohumların ekilmesinin 1 sene sonrasında ilk çiçeklenmeler ortaya çıkacaktır.Krizantem Çiçeği Çoğaltma·     Krizantem çiçeğinin üst kısmından çiçek tomurcuğunun bulunmadığı bir dal kesilmelidir.·     Kesilen dalın altında kalan 1-2 yaprak da alınarak nemli toprağın olduğu bir saksının içerisine ekilmelidir.·     Saksı içerisine bir miktar beyaz perlit ve kompost eklemesi yapılabilir.·     Toprağın nem dengesinin ideal olduğunu anlayabilmek için, bir miktar toprak avuç içine alıp sıkılmalıdır. Eğer parmak aralarında ıslaklık hissediliyorsa ideal nem dengesi sağlanmış demektir. Şayet toprakta kuruluk varsa su ilavesi yapılabilir.·     Krizantem çiçekleri yeni ekildiğinde güneş ışığını sürekli ve direk alması bitkiye zarar verir. Bu sebepten dolayı kesilen dal parçaları ufak bir saksıya alınarak, üzerine beyaz ince bir poşet örtülmelidir. Nisan ve Ekim ayları arasında ekim işlemi gerçekleştirilecekse, bu uygulama sayesinde güneşin yakan sıcağından muhafaza edilebilir.·     3-4 günde bir poşet açılarak yaprakların üzerinde bulunan suların kuruması beklenmelidir. Daha sonra poşet yeniden kapatılmalıdır.·     Eğer poşeti açtığınız zaman herhangi bir sulanma bulunmuyor ise bitki artık köklenmeye başlamış demektir. Bu dönemden sonra poşet çıkarılarak daha geniş bir saksı içerisine ekim gerçekleştirilebilir.·     1 ay bir süre alınan saksı içerisinde bakım gerçekleştirildikten sonra, daha sonra arzu edilen bir saksıya transfer yapılabilir.Krizantem Çiçeği SulamaKrizantem çiçekleri nemden ve sudan hoşlanan bitkilerdir. Aynı zamanda bitki toprağının nemli ve serin kalmasına dikkat etmek gerekmektedir. Pek çok yerde bahçede yetiştirilen krizantem çiçeklerinde toprağın nemi sonbahar mevsiminde problem olmayacaktır. Ancak ilkbahar aylarında ekimi gerçekleştirilen ve yaz aylarında bakımı devam ettirilen krizantemlerin suyuna dikkat edilmeli ve toprağın nemli olmasına özen gösterilmelidir.Krizantem çiçeklerin sulaması günlük olarak yapılmamalıdır. Toprağın neminin muhafaza edileceği biçimde sulama işlemleri gerçekleştirilmelidir. Özellikle nem durumu yaz aylarında daha fazla dikkate alınmalıdır. Toprağın kuru kalmamasını sağlamak gerekmektedir. Düzenli olarak toprak kontrolü yaparak su ihtiyacının olup olmadığı belirlenmelidir.

Kana Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Kana çiçeklerinin bakımı oldukça kolaydır. Kana çiçeklerinin renkleri arasında pembe, kırmızı, turuncu, sarı ve krem rengi yer almaktadır. Bu bitki, tropikal ve subtropikal bir bitki türüdür. Sinek kuşlarının dikkatini çeken bir çiçektir. Kana çiçeği, yeşil ya da bronz renkte veya çok renkli desenleri olan, muz yapraklarına benzeyen, uzun ve geniş yaprakları mevcuttur. Genellikle kana çiçeğinin boyutları yaklaşık olarak 2 metreye erişebilmektedir. Bazı kana çiçeklerinin boyu ise 2,5 metre civarında olabilmektedir. Kana çiçekleri rizom olarak adlandırılan, besin maddelerini içeren ve tomurcuklanan, biçim değiştirmiş saplardan gelişirler.Bu bitki, soğuk havaya karşı dayanıklı olduğu kuşaklarda çok yıllık bir bitki olarak yetiştirilmektedir. Soğuk iklime sahip olan bölgelerde rizomlar sonbahar mevsiminde topraktan çıkarılıp kış süresince korunarak ilkbahar mevsiminde yeniden dikilebilir. Bu bitkinin rizomdan dikilmesi için en uygun olan zaman ilkbahar aylarının başlarıdır. Kana çiçeğinin tomurcuklanma süresi birkaç hafta sürebilir. Tomurcuklanmanın ardından ise kana çiçeği hızlı bir şekilde büyür ve çoğunlukla ilk yılında çiçeklenir.Kana Çiçeği ÇeşitleriKana çiçeğinin farklı renk ve boyutlarda olan yüzlerce çeşidi bulunmaktadır. Kana çiçeğinin bazı popüler çeşitleri ise şu şekildedir:·     Shenandoah: Bu çeşidin bordo yaprakları ve koyu pembe çiçekleri bulunur.·     King Humbert: Geniş kırmızı-turuncu çiçekleri ve koyu bronz-mor yaprakları olan eski bir kana çiçeği çeşididir.·     Pretoria (Bengal Tiger): Bu çeşidin çift renkli turuncu çiçekleri ile yeşil ve sarı çizgilerle bezeli yaprakları mevcuttur.·     Tropicana: Bu çeşidin turuncu renkte olan çiçekleri ve altın sarısı, bordo, yeşil, sarı ve pembe çizgili yaprakları mevcuttur.·     Stuttgart: Turuncu çiçeklere sahip olan bu bitki, dikkat çekici bir görüntüye sahip, çizgili, beyazlı ve yeşilli yaprakları ile ön plana çıkmıştır.·     The President: Kana çiçeğinin bu çeşidinin iri ve kırmızı çiçekleri, koyu yeşil yaprakları bulunmaktadır.Kana Çiçeği BakımıKana çiçeğinin rizomları bahçede açılan 10-15 santimetrelik derinliğe sahip olan deliğe yatay bir şekilde ekilmelidir. Sonrasında, delik toprak ile kapatılıp kalın bir malç tabakası eklenebilir. Kana çiçeğinin rizomları, aralarında 45-60 santimetrelik boşluklar bırakılacak biçimde yerleştirilmelidir. Kana çiçekleri kalabalıktan hoşlanmayan bir bitki türüdür. Etrafında bulunan diğer bitkiler kendine sokulursa çiçeklenme durumu engellenebilir. Soğuk iklim bölgelerinde sonbahar aylarında yaşanan ilk don olayının ardından kana çiçeği köklerine kadar budanmalıdır. Rizom kümeleri dikkatli bir şekilde kazılıp çıkarılmalı ve kış mevsimi süresince, sıcaklığı 4 derecenin altına inmeyen bir alanda, turba yosununun veya vermikülitin içerisinde korunmalıdır. Rizomların kurumasına engel olmak amacıyla arada sırada su püskürtmek gerekir. Fakat devamlı rutubetli olan bir toprak karışımının içerisinde kalmalarına izin verilmemelidir. Soğuk havalarda saksı içerisinde yetiştirilen kana çiçekleri içeriye taşınabilir.Kana çiçeğinin yaprak kısımları, mantar hastalıklarına karşı dayanıklı bir yapıda olmasına katkıda bulunan mumsu bir katmana sahiptir. Kana çiçekleri ayrıca haşere sorunlarına karşı da genellikle dayanıklıdırlar.Kana Çiçeği ToprağıYeterli seviyede drenaj bulunan birçok toprak türüne tolerans gösteren bir bitkidir. Kana çiçekleri, içerisinde bol miktarda organik madde bulunan verimli toprakları tercih etmektedir. Toprak pH seviyesinin yaklaşık 6.5 olması idealdir. Ancak kana çiçeği asidikten alkaline birçok pH aralığında yetişebilirler.Kana Çiçeği Işık İhtiyacıKana çiçekleri, gösterişli durmalarını sağlayacak canlı yapraklar ve çiçekler üretebilmek için tam gün güneş ışığı almalıdırlar. Kısmi olarak güneş ışığı aldıklarında da gelişim gösterebilirler. Kana çiçeğinin toprağının çok fazla nemli olmamasına dikkat edilmelidir.Kana Çiçeği SulamaKana çiçeğinin haftalık olarak 1 ya da 2 defa sulanması yeterli olacaktır. Toprak nemli olmalı ancak çamurumsu bir yapıda olmamalıdır. Aşırı derecede yapılan sulamalar sonucunda kana çiçeğinde çürüme meydana gelebilir.Kana Çiçeği Isı ve Nem İhtiyacıKana çiçekleri yapı bakımından soğuğa karşı hassas bir bitkidir. Ancak 32 dereceye kadar yükselen kava sıcaklıklarında serpilmektedirler. İlkbahar aylarının serin geçtiği bölgelerde ağır bir gelişim sergilemektedir.1-7 kuşaklarını içerisine alan soğuk iklime sahip yerlerde kana çiçekleri ev ortamında yetiştirilerek avantaj elde edilebilir. Sonrasında, kana çiçekleri aktif bir biçimde gelişim sergileyince ve don olayları geçince dış mekanlara taşınabilir.Kana çiçeklerinin anavatanı tropikal iklim bölgeleridir. Bu sebepten dolayı nemli ve sıcak bölgelerde sıkıntı olmadan gelişim sergileyebilirler. Eğer kurak bir iklim bölgesinde kana çiçeği yetiştirilmek isteniyor ise yeterli nem desteği sağlanmalıdır. Bu nem desteği su ve çakıl taşı dolu bir tabağın üzerine saksı yerleştirilerek verilebilir. Ancak saksının alt kısmının su ile temas etmemesi gerekir.Kana Çiçeği Besin TakviyesiKana çiçeği fazlasıyla iştahlı bir bitki türüdür. Bu sebepten dolayı, kana çiçeğini mutlu edebilmek için bolca organik gübre veya kompost verilebilir. Bitki için organik maddeler kullanıldığı sürece fazladan gübre verilmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Kana çiçeğine, ilkbahar aylarının başlarından itibaren gelişim dönemi süresince dengeli bir gübreleme ile ayda bir defa besleme yapılabilir.Kana Çiçeğinin ÇoğaltılmasıKana çiçeklerinin çoğaltılması için rizomları çıkarılarak tekrardan ekilmelidir. Bu çoğaltma uygulaması ilkbahar başı ya da sonbahar aylarında gerçekleştirilmelidir. Bitkinin tamamı dikkatli bir şekilde kazıldıktan sonra çıkarılmalıdır. Bitkiye ve rizomlara zarar vermemek için özenli davranmak gerekir. Toprağın üzerinde gelişim gösteren kısmın taçtan sadece 2,5 santimetre kadar uzayan bölümün budaması yapılmalıdır.Bölük taşlar ile karışık halde olan toprağı rizomlardan temizlemek gerekir. Eski rizomların yeni rizomlar ile birleştiği alan belirlenmelidir. Rizomların ayrılması için bu birleşim yerlerinden kesilmesi gerekmektedir. Elde edilen her bir parçanın bir veya birden çok gözü olduğundan emin olunmalıdır. Bölme uygulamasını sonbahar mevsiminde gerçekleştirmek istiyorsanız rizomları kış mevsiminde koruma altına alıp ilkbaharda tekrardan ekmelisiniz. Elde edilen rizomlar ise daha önce hazırlanmış olan toprağa 10-15 santimetre derinde olacak biçimde ekilmelidir.Kana Çiçeği BudamaKana çiçeğinde budama yapılmasına pek gerek yoktur. Ancak çiçeklerde solma meydana geldiğinde koparılırsa daha güzel açmasına imkan sağlanır. Eğer kana çiçeklerinin yaprakları çiçeklerinden daha çok önemseniyor ise bitkinin enerjisini yaprak kısımlarına aktarmasını sağlamak için çiçek sapları açılmadan önce budanmalıdır.Kana Çiçeği Saksıda YetiştirmeKana çiçeği büyük bir bitki türüdür. Bu sebepten dolayı kana çiçekleri için geniş saksı seçimi yapılması uygun olacaktır. Saksıların yeteri kadar drenaj deliğine sahip olması ve çapı 40 santimetreden ufak olmamalıdır. Kullanılacak geniş saksılar sadece estetik görüntü açısından önem taşımaz. Ayrıca, kana çiçeğine güçlü ve sağlıklı bir kök sistemi oluşturulabilmesi için gerekli olan alan sağlanmış olur. Saksının geniş olması aynı zamanda kana çiçeği olgunlaştıkça saksının dolup taşmasına ve devrilmesine engel olacaktır.Saksının drenajının düzeni iyi olmalıdır. Saksının drenajına özen gösterilmesi gerekmektedir. Saksının içerisi kaliteli bir toprak karışımı ile doldurulmalıdır. Kana çiçekleri oldukça iştahlı bir bitki türü olduğu için dikim yapılmadan önce toprak karışımına bir miktar ağır salınımlı gübre ilavesi yapılabilir.

Kasımpatı Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Kasımpatı çiçekleri özellikle sonbahar aylarında renkli görüntüleri ile dikkatleri üzerine çeken bir türdür. Kasımpatı çiçeği aynı zamanda cenaze çiçeği, platonik aşk çiçeği ya da ölümsüz aşk çiçeği olarak da bilinmektedir. Bu çiçek türünün kat kat yaprakları kadife bir görüntüye sahiptir. Kasımpatı çiçeği papatyagiller ailesinin içerisinde yer almaktadır. En yaygın yetiştirilen süs bitkileri arasında kasımpatı çiçeği de bulunmaktadır. Hassas bir yapıya sahip olan bu çiçek türü dikkatli ve titiz bir bakım ile bulunduğu ortamı renklendirebilir.Kasımpatı Çiçeği HikayesiGöz alıcı geniş çiçekleri ve kat kat yapraklarıyla kasımpatı çiçekleri mitolojik hikayelere konu olmuştur. Ayrıca krizantem olarak da bilinen bu çiçeğin iki farklı hikayesi bulunmaktadır. Kasımpatı çiçeğinin hikayeleri umutsuz aşka sahip olan bir erkek ve bir kadın adına anlatılmaktadır. Bu iki farklı kasımpatı çiçeği hikayesinin sonu aynı şekilde mutsuz bitmektedir. Kasımpatı çiçeği hüznü yansıtmaktadır. Kasımpatı çiçeğinin iki farklı hikayesini daha detaylı öğrenebilmek için yazımızı okumaya devam edebilirsiniz.·     Kasımpatı Çiçeğinin Kıskançlık HikayesiBilinen hikayelerden biri karşılığı olmayan aşkın acısını ölümle çeken bir genç kızın hakkında anlatılmaktadır. Adı Ante olan eşsiz güzelliğe sahip genç kız, kırda genç ve yakışıklı bir delikanlı ile karşılaşır. Bu yakışıklı genç Ante’den haberi olmadan önünde duran çiçeği kokladıktan sonra öper. Ante yakışıklı gence o kadar çok aşık olmuş ki hemen onunla tanışmak istemiş. İstemiş istemesine ama bu genci tekrardan bulamamış.Üzüntü ile gencin öptüğü çiçeklere dudaklarını dokundurmuş. Utancından kızaran Ante o hali ile o kadar güzel görünmüşki, kıskanan çiçek Ante’nin dudaklarından bütün kanı çekerek ölmesine sebep olmuştur.Kondurduğu bu masum öpücük ile ölen Ante’yi kasımpatı çiçeğinin dibine gömmüşler. Zamanla çok pişman olan kasımpatı çiçeği birçok çiçek açarak genç kızın mezarını yaprakları ile kaplamış.·     Gururlu Aşkın HikayesiDiğer hikayede ise zamanın birinde Crisan adlı gururlu fakat yoksul bir genç köylü yaşarmış. Bu yoksul genç köyün ağasının kızına aşık olmuş. Daha sonra bu genç ağanın kızının da dikkatini çekmiş. Hatta kız gururlu gence aşık olmuş.Ağanın kızı her gün farklı sebepler bularak genci görmeye gidermiş. Bazı zamanlarda bahçede bazı zamanlarda da pencerenin önünde bekleyerek onun yolunu gözlermiş. Kızın bu durumunun farkına varan babası sinirlenmiş ve onunla görüşmesini yasaklamış.Crisan ne kadar uğraşırsa uğraşsın ağanın evinin yakınlarına adım atamamış ve sevdiği kızı görememiş. Crisan'ın onu neden görmeye gelmediğine anlam veremeyen genç kız, sevdasından yataklara düşmüş. Genç kızın bu haline üzülen dadısı Crisan’ı bulduktan sonra ona olan biteni anlatmış.Crisan dadısı aracılığı ile genç kıza bir mesaj göndermeyi istemiş. Çevresinde bulunan en güzel görünümlü çiçekten bir dal kopardıktan sonra ucuna bir not yerleştirmiş: “Crisan seni seviyor...”Crisan öldüğü güne dek her gün genç kıza aynı çiçek ve aynı notu göndermiş. Gencin gönderdiği bu sevda çiçeğinin adı ise krizantemmiş.Kasımpatı Çiçeğinin ÖzellikleriKasımpatı çiçeğinin Latince adı chrysanthemum olarak bilinmektedir. Sonbahar aylarında renkli çiçekleri ile gözleri kamaştıran nadir çiçekler arasındadır. Kasımpatı çiçeğinin adı, öteki çiçek türlerinin çoktan öldüğü kasım ayında çiçeklenmesinden gelmektedir.Otsu ve tek yıllık bir bitki olan kasımpatı çiçeği; sarı, mor, pembe, kırmızı, bordo ve beyaz gibi çeşitli renklerde olabilmektedir. Papatyagiller ailesinde en büyük çiçeklere kasımpatı çiçeği sahiptir. Yapılan doğru bakımlar ile oldukça gür çiçekler vermesi mümkündür.Kasımpatı Çiçeği BakımıBu çiçeklerin bakımı düzenli ve doğru yapıldığı zaman oldukça göz kamaştırıcı bir hal alırlar. Kasımpatı çiçeğinin bakımı yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta çiçeğin sulamasının düzenli ve yeterli miktarda yapılmasıdır. Kasımpatı çiçekleri fazla suya ihtiyaç duyan bir bitki türüdür. Bu nedenden dolayı sık ve az oranda gerçekleştirilen sulama işlemleri kasımpatının gelişimini olumlu açıdan etkiler. Sulama yapılırken aynı aralıklar ve aynı oranda verildiğinde kasımpatı çiçeğinin gelişimini destekler. Ayrıca sulama yapılacak suyun musluktan olmaması gerekir. Dinlendirilmiş oda sıcaklığındaki suların kullanılması faydalı olacaktır.Kasımpatı Çiçeği Renk ve AnlamlarıRenkli çiçekleri ile güzel bir görüntü oluşturan kasımpatı çiçeklerinin başlıca renkleri arasında sarı, turuncu, beyaz ve mor yer almaktadır. Kasımpatı çiçeğinin her renginin farklı anlamları bulunmaktadır. Kasımpatı çiçeğinin renklerinin anlamları şu şekilde sıralanabilir:·     Sarı Kasımpatının Anlamı: Sevgi ve sıcaklık duygularını ifade eden renktir.·     Mor Kasımpatının Anlamı: Derin sevgi ve asaleti ifade eden renktir.·     Beyaz Kasımpatının Anlamı: Bolluk ve masumiyeti ifade eden renktir.·     Pembe Kasımpatının Anlamı: Şefkat ve sadakati ifade eden renktir.Kasımpatı Çiçeği Tohumunun Ekim ZamanıKasımpatı çiçeğinin tohumunun ekimi Ocak ayından başlanarak Mart ayına kadar devam edebilmektedir. Bu aylar arasında kasımpatı tohumu ekildiğinde kaliteli sonuçlar elde edilebilmektedir.Kasımpatılar Ne Zaman Çiçek Açar?Kasımpatı çiçeği sonbahar mevsiminin soğuk zamanlarından olan kasım ayında benzersiz çiçeklerini sergilemeye başlamaktadır.Kasımpatı Çiçeği Ne Zaman Dikilir?Kasımpatı çiçeği yayılmacı bir tür değildir ve hızlı bir biçimde gelişmezler. Kasımpatı çiçeğinin çoğaltma işlemi yapılırken kök kısımlarından ayrılan kasımpatı yumruları başka bir saksının içerisine ekimi yapılarak çoğaltılabilir. Yeni elde edilen kasımpatı çiçeğinin dikilmesi için en ideal olan zaman mayıs ayıdır.Kasımpatı Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?Kasımpatı çiçeğini kökten ayırma ve tohum ekme yöntemleri ile çoğaltmak mümkündür. Kasımpatı çiçeğinin tohumunun ekilmesi için kış mevsiminin sonu ya da baharın başı uygun olan zamandır. Tohumlar ekilirken torf toprağın üzerine bıraktıktan sonra üzeri 1 santimetre olacak kadar kapatılmalıdır. Bu işlem sonrasında can suyunun vermeyi unutmamak gerekir. Tohumlar ekildikten yaklaşık olarak 15-20 gün sonra çimlenmeye başlar. Çimlenmeyi hızlandırabilmek için streç film ile kaplama yapılabilir. Kaplandıktan sonra streç filmin üzerine delikler açılmalıdır. Bu yöntem sayesinde kasımpatı çiçeğinin filizlenmesi için uygun bir ortam sağlanmış olur.Elde bulunan kasımpatı çiçekleri ise saksıya ekilerek çoğaltılabilir. Mayıs ayında gerçekleştirilecek kökten ayırma işlemi ile çoğaltma en fazla tercih edilen yöntemlerden biridir.Bu çiçeklerin çoğaltılması için ekim yapılan toprağın, vitamin ve mineral açısından zengin içeriğe sahip olması sağlıklı bir gelişim sergilemesi için oldukça önemlidir.Kasımpatı Çiçeğinin BöceklenmesiKasımpatı çiçeklerinde böceklenme durumu ile sıklıkla karşı karşıya kalınmaktadır. Bitkide oluşan böceklenmeler, yaşanan çürüme ve kuruma, toprağın aşırı sulanması veya hastalıklardan dolayı meydana gelebilmektedir.Uzun zaman boyunca sağlıklı bir şekilde kalmasını sağlayabilmek için ilaçlama yapılarak koruma sağlanabilir. Ancak böceklenme ilaçlarının doğru oranda verilmemesi bitkiye zarar vermektedir.Tüm bu durumlar göz önünde bulundurulduğu taktirde kasımpatı çiçekleri sağlıklı bir gelişim sergilemektedir. Yetiştiriciler tarafından sıklıkla tercih edilen kasımpatı çiçekleri görüntüleri ile gören herkesin gözlerini kamaştırmaktadır. Güzel çiçeklere sahip bir bitki yetiştirmek istiyorsanız kasımpatıları tercih edebilirsiniz.

En Güzel Kokan Gül Hangisidir?

En güzel kokan güller hakkında merak ettiğiniz veya öğrenmek istediğiniz bütün sorularınızı sizler için cevaplandırıyoruz. Dünyanın en güzel kokan gülleri ile tanışın.1.    BeverlyÇiçekler arasında oldukça popüler bir türdür. Çoğunlukla orijinal ve parlak buketler meydana getirmek amacıyla tercih edilir. Zengin tatlı aromalı bir kokusu vardır. Soğuk pembe rengi ve koyu yeşil yaprakları ile fark edilmektedir. Bitkinin boyutları yaklaşık olarak 70 santimetreye kadar ulaşmaktadır. Don olayının meydana gelmediği zamanlarda, ekim yapıldıktan sonra uzun süre dayanarak yetiştiricileri mutlu etmektedir. Sıcaklık değişikliklerini tolere edebilen bir türdür.2.    Blue RiverOrijinal renklere sahip olan kadife yaprakları sayesinde dikkatleri üzerine çekmektedir. Yaprakların orta kısımları narin bir lavanta rengine sahipken kenarlara doğru macenta tonlarına bürünür. Çiçeğin ortam kısımlarının sonuna kadar açılmaması oldukça önemlidir. Tam çiçeklenme evresinde, çiçek yaprakları parlak, koyu yeşil yaprakların oluşturduğu bir arka plan üzerinde oldukça etkileyici görünen gümüş ve mavi tonları alır. Bir çiçek ortalama 40 ipeksi yapıya sahip yapraktan meydana gelir. Çiçeğin çapı 9-11 santimetre arasında değişiklik göstermektedir. Tomurcuk kısımları tek başına gelişir ya da 2-5 tane çiçeklenme toplanır. Çiçeklenmenin ilk evresinde koyu kırmızı bir renge sahipken, daha sonrasında rengini değiştirir. Bu türün boyutları yaklaşık olarak 1 metreye kadar ulaşabilir. Çalının genişliği ise 75 santimetre kadardır. Gülün meyveli kokusu, yapraklarında kurumalar meydana gelse bile devam etmektedir.3.    Blue For YouYeşil yaprakları ile uyumlu bir görüntü oluşturan eflatun ve narin yapıda çiçeklere sahiptir. Çiçeklerinin muhteşem rengi sebebi ile yapay çiçekler ile sık sık karıştırılır. Çiçeğin kayısı ve vanilya notalarını birbirine bağlayan kokusu iki metrelik mesafeden bile fark edilir. Bu benzersiz çiçek görenlerin dikkatini üzerine toplamaktadır. Bu bitki gölgeli veya tamamı ile aydınlatılan bölgeler yerine tarafsız gölgeleri tercih etmektedir. Leylak ve mavi tomurcuk kısımları, 3-4 gün kaldıktan sonra parçalanmaya başlar. Bitkinin yüksekliği ortalama olarak 50 santimetre kadardır. Ancak 1 metre ya da daha fazlasına da ulaşabilmektedir.4.    Edit PiafParlak, çift yapraklı, klasik bordo kırmızı çiçeklere sahiptir. Bitkinin çapı fazlasıyla etkileyici bir yapıdadır. 10-13 santimetre, yemyeşil ve yoğun çalılar fazla miktarda gümüş yeşili yapraklar ile çevrili 80-90 santimetre uzunluğa ve 60 santimetrelik bir genişliğe kadar ulaşır. Bu bitkinin çiçekleri etrafa baharatlı meyveli bir koku yayar.5.    GelinBu çiçek benzersiz görüntüsü ile dikkatleri üzerine toplamaktadır. Çiçek kısımları kadife bir yapıda ve beyaza dönük soluk pembe renktedir. Çiçek tomurcuğunun çekirdeği sarı ateşli bir tona sahiptir. Bir gülün çapı yaklaşık olarak 8-10 santimetre arasında değişmektedir. Sap kısımları ise 100-150 santimetre uzunlukta olmaktadır. Tomurcuklarından narin bir meyveli aroma kokusu yayılmaktadır.6.    Şartlı TahliyeÇiçeklerin çapı yaklaşık olarak 20 santimetre kadardır. Çay, baharat ve ballı tatlı kokuların birleşmesi ile büyüleyici bir kokuyu etrafına yaymaktadır. Boyutlarının yanı sıra, ayrıca yaprakların zengin mor-pembe-fuşya rengi ile de görenleri etkisi altına almaktadır. Çalının uzunluğu 50 santimetre kadardır. Sap kısımları ise uzun ve düz bir yapıya sahiptir.7.    Abraham DerbyYoğun renkli çiçek şekli ile göz alıcı bir görüntüdedir. Bir tomurcuğun merkez kısmında yaklaşık olarak 140 kayısı pembesi ve kenar kısımlarında açık sarı renkler bulunmaktadır. Birr tomurcuğun çapı yaklaşık olarak 12-14 santimetre kadardır. Taban kısımlarının neredeyse beyaz, bazı zamanlarda krem olması tuhaftır. Parlak ve yoğun yeşillikler ile zarif güller uyum içerisindedir. Çalı kısımları 150 santimetre uzunluğa ve 100 santimetre genişliğe kadar erişmektedir. Pek çok ince yapılı filiz, ana saptan ayrılır, çiçeklenme esnasında desteğe gereksinim duyarlar. Etrafa nazik bir şekilde tatlı bir koku yayar.8.    Rose PenelopeOrta kısmında limon renkli stamenler yer alan altın merkezli mor tomurcukları bulunmaktadır. Bir çiçek fırçasından, mercan-erik yapraklarının parlak karşıt bir kolyesi halini alan 5-60 kadar tomurcuk açabilir. Çalı yastık biçiminde meydana gelir. Çalıların uzunluğu 4-5 metreye kadar erişebilir. Salkımından misk kokusu yayılmaktadır. Bu çeşidin avantajı, çalıların tüm yaz ve sonbahar ayları süresince bol miktarda çiçekler ile kaplı halde olmasıdır.9.    Charles AustinYaprakların merkez kısımları ateşli portakal rengindedir. İngiliz türleri arasında olan bu gül büyük yaprakları ile göze çarpmaktadır. Yüksekliği 1,5 santimetreden çok olmayan kovanın genişliği 120 santimetreye erişebilir. Çiçeğin sap kısımları doygun yeşil yapraklar ile çevrilidir. Bu gül çeşidi belirgin bir meyve aroması kokusu yaymaktadır.10. ColetteYoğun terry çiçeklerden meydana gelmektedir. Narenciye aromasına sahip bir koku ile gelişim sergiler. Yapraklarının orta kısımları narin bir kayısı rengindedir. Kenarlarına doğru yumuşak bir biçimde hardal sarısına dönüşmektedir. Çalılar 2 metreye 90 santimetredir.11. ŞefkatÇiçek kısımlarının renkleri oldukça etkileyicidir. En eski ve en popüler tırmanma türleri arasında yer almaktadır. Bu gül çeşidi bukalemun olarak da tanımlanabilir. Bunun sebebi ise çiçeklenme aşamasında yapraklarının rengini birkaç defa değiştirmesidir. İlk olarak yumuşak pembe bir ton ile başlar, bakır-sarı akorlar ile devam eder ve en sonunda kayısı ya da somon tonlarına bürünür. Çiçeklenmenin sonlanmasından dolayı Şefkat, tomurcuk içerisinde 40 parçaya kadar olabilen havlu yapısındaki yaprakları üzerinde gümüş taşmalarının görüntüsünü bildirir. Bu güller etrafa tatlı bir aromaya sahip koku yaymaktadır. Bitki, bir desteğe ihtiyaç duyan yoğun dallı çalılar meydana getirir. Sürgünler parlak, yoğun ve koyu yeşil yapraklıdır.12. Zepherin DrouinDikenlerinin olmayışı açısından diğer güllerden farklı bir türdür. Fakat en büyük olumlu yanları, lekeleri ve beyaz renk lekeleri olan farklı kırmızı- pembe çiçek yapraklarının olmasıdır. Çalı 3 metre uzunluğa erişebilir. Bitkinin genişliği ise 2 metreye kadar ulaşabilmektedir. Oldukça belirgin tatlı bir aromaya sahiptir. Çiçeklere ilaveten, ahududu renginde saplar buzlu yoğun yapraklar ile çevrilidir. Destekleyici bir yapıya ihtiyaç duyarlar. 

Ağlayan Gelin Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Birçok kültürde kutsal olarak kabul edilen bitkiler arasında ağlayan gelin çiçekleri de yer almaktadır. Ağlayan gelin çiçeği tropik bitkilere dahil bir türdür. Şekil olarak ters laleye benzemektedir. Kök kısımları soğanlı olan bu bitki pek çok yetiştirici tarafından tercih edilen bir bitki türüdür.Ağlayan Gelin Çiçeği Özellikleri Nelerdir?Ağlaya gelin çiçeği geçmiş yıllardan bu yana ilaç yapımında kullanılan şifalı bitkiler arasındadır. Ağlayan gelin çiçeğinin kök soğanları kaynatılıp içilebilir. Kaynatıldıktan sonra tüketildiğinde kalp ve akciğer sağlığının korunmasına yardımcı olmaktadır. Ancak ağlayan gelin çiçeği çayının tüketilebilmesi için mutlaka bir doktora danışmak gerekir.Ağlayan gelin çiçeğinin hikayesi iki farklı şekilde anlatılmaktadır. Hakkari şehrinde yaşamını devam ettiren medeniyetlerin benzersiz görüntüsünden dolayı bitkiyi korumaları altına aldıkları ve ağlayan gelin çiçeği adını verdikleri söylenmektedir. Aynı zamanda Hristiyan alemi için de ağlayan gelin çiçeği önemli bir bitkidir. Anlatılan hikayeye göre Hz. İsa’nın çarmıha gerilmeye giderken bütün yollarda ağlayan gelin çiçeğinin yer aldığı söylenir. Bu yollarda bulunan tek bir çiçek boynunu bükmeden durmaktadır. Ancak Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinin ardından boynunu bükerek ağlamaya başlar. Bu sebepten dolayı Hristiyanlıkta ağlayan gelin çiçeği kutsal bir bitki olarak görülmektedir.Ağlayan Gelin Çiçeği BakımıAğlayan gelin çiçeği aynı zamanda ağlayan çiçeği olarak da bilinmektedir. Ağlayan gelin çiçeğinin bakımı yapılırken en fazla dikkat edilmesi gerekli olan konulardan biri de bitkinin sık değişikliklerden hoşlanmadığıdır. Eğer ağlayan gelin çiçeğinin saksısı, toprağı, yeri çok fazla değiştirilirse çiçeğin yerine alışması zorlaşacak ve gelişimi engellenecektir.Ağlayan gelin çiçeğinin bakımı doğru bir şekilde yapılırsa, çiçeğin soğanında bozulmalar meydana gelmeyecek ve bitki uzun ömürlü olacaktır. Fakat ağlayan gelin çiçeklerinin bakımı iyi yapılmadığında kök kısmında yer alan soğan bu durumdan olumsuz yönde etkilenebilir. Bunun neticesinde ise bitki ölebilir. Böyle bir durum ile karşı karşıya kalınmaması için ağlayan gelin çiçeklerinin bakımı özenli bir şekilde yapılmalıdır.Ağlayan gelin çiçeği, bakımı kolay yapılan bitkiler arasında yer almaktadır. Fakat yine de bazı konularda dikkatli olunması gerekmektedir. Doğru bir şekilde bakım yapılmadığında bitkinin soğanlarında çürüme meydana gelmektedir. Soğanların çürümesi ile beraber, bitki dönüşü olmayan solma ve ölme evresine girmeye başlamaktadır.Ağlayan gelin çiçeği gölge ortamlardan hoşlanan bir bitki türüdür. Kış mevsiminde alacağı güneş bitki için herhangi bir zarar oluşturmasa da, bilhassa yaz mevsiminde bitki doğrudan güneş ışığından korunmalıdır. Aynı zamanda ağlayan gelin çiçeği nemi sevmektedir. Sulama uygulaması yapılmadan önce mutlaka bitkinin toprağı kontrol edilmelidir. Toprak kontrol edildiğinde kuru bir halde ise bitkinin susuz kaldığına işarettir. Ancak sulama yapılırken toprağın çamurlaşmaması konusunda dikkatli olunmalıdır. Ağlayan gelin çiçeği suyu seven bir bitkidir ancak aşırı derecede sulama yapıldığında çürümeye başlayacaktır.Bitkinin toprağının sık sık değiştirilmemesi gerekmektedir. Çünkü bu benzersiz bitki sürekli yapılan değişikliklere kolay adapte olamamaktadır. Gelişen ve birbirinden ayrılan kökler ile karşı karşıya kalınırsa, mutlaka yeni kökün başka bir saksı içerisine alınması gerekir. Çünkü birden çok kökün aynı saksı içerisinde bulunması, bitkinin yeteri kadar gelişim göstermemesine yol açacaktır.Ağlayan Gelin Çiçeği Ne Zaman Açar?Ağlayan gelin çiçeğinin çiçek açma dönemi şubat ayının sonlarına denk gelmektedir. Ancak bitkinin çiçek açması mart ayının başı gibi de olabilmektedir. Ağlayan gelin çiçeğinin bakımı doğru bir şekilde yapılırsa çiçekleri uzun süre canlı kalmaya devam edecektir. Bakım yanlış yapıldığında ise çiçekler ya kısa süreli olacak ya da hiç çiçeklenme olmayacaktır.Ağlayan gelin çiçeğinin bakımı diğer bitkiler ile kıyaslandığında çok daha kolaydır. Türkiye'nin doğu kesimlerinde ağlayan gelin çiçekleri kendiliğinden yetişebilmektedir. Ağlayan gelin çiçeği sabit bir yer bitkisidir. Toprak ve ortam değişikliklerine maruz kalmadığı sürece kolaylıkla bulunduğu yeri benimseyecek ve çiçeklerini korumaya devam edecektir.Ağlayan Gelin Çiçeği TohumuBu bitkinin tohumu, fidelere kıyasla daha çok tercih edilmektedir. Tohumlar, fidelerden daha az maliyete sahip olduğu için çok daha popülerdir. Ağlayan gelin çiçeğinin tohumları, zemini torf olan bir toprağa ekilirse çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Tohumun toprağın fazla derininde olmaması gerekir. Aksi bir durumda tohumun toprağın dışına çıkması güçleşecektir ve bitki boğulacaktır.Bu bitkinin tohumunun toprağın 3-4 santimetre kadar altında olması yeterlidir. Sulama uygulaması, sık ve az yapılmalıdır. Su birden tohumun üzerine boca edilirse, tohumun toprağa tutunması zorlaşacaktır. Ekilen tohum fide halini alana kadar toprağın nemli kalmasına özen gösterilmelidir. Tohumum büyümesinin ardından bitkinin bakımı normal bir şekilde yapılmaya başlanabilir.Ağlayan Gelin Çiçeği ÇoğaltmaAğlayan gelin çiçeği bulunduğu yeri sevdiğinde bol bol yavru vermektedir. Bu sebepten dolayı yetiştiricilerin bitkinin yerini sık sık değiştirmemesi gerekmektedir. Bu aşamanın ardından ağlayan gelin çiçeğinin çoğaltma uygulaması yapılabilir. Bitkinin çoğaltılması için iki farklı yöntem bulunmaktadır. İlk yöntem köklerden ayrıma yöntemi, diğer yöntem ise tohumdan çoğaltma yöntemidir. Köklerden ayırma yöntemi ile ağlayan gelin çiçeği çoğaltılırken, yetişkin boyutlara erişen bitki köklerinden ayrılır. Gelişim sergileyen bu kök kısımları özenli bir biçimde ayrılıp içinde uygun toprak olan bir saksıya ekimi gerçekleştirildiğinde ve gerekli nem sağlandığında düzgün bir şekilde büyüyecektir. Tohumdan çoğaltma yöntemi uygulanırken ağlayan gelin çiçeği tohum verir vermez ekimi yapılabilir.Ağlayan Gelin Çiçeği Nerede Tutulmalıdır?Ağlayan gelin çiçeği için en ideal olan yer nemli, direk güneş ışığı almayan ve serin alanlardır. Bu hususlarda dikkatli olunduğu taktirde bitki sağlıklı olacaktır. Fakat aşırı sıcak, kuru veya nemsiz yerlerde bitki gelişim sergilemekte ciddi oranda zorlanacaktır. Ağlayan gelin çiçeği için ideal olan yer seçimi yapıldıktan sonra bir daha değişiklik yapılmaması gerekmektedir. Çünkü ağlayan gelin çiçekleri değişiklikten haz etmez.Ağlayan Gelin Çiçeği Neden Kurur?Alması gerekenden fazla güneş ışığı aldığı taktirde ağlayan gelin çiçeğinde kuruma ve sararmalar meydana gelebilmektedir. Bakımı doğru yapılmadığında da kurumaya eğilimli bir yapıya sahip olacaktır. Özellikler çiçeğin kurumasına ortam sıcaklığının uygun aralıkta olmaması sebep olmaktadır. Meydana gelen değişimler yapraklar ile kendini göstermektedir.Ağlayan Gelin Çiçeği Nasıl Canlandırılır?Ağlayan gelin çiçeği aynı zamanda ters lale olarak da bilinmektedir. Bitkinin uyku döneminde canlandırma yapılmamalıdır. Bu uyku dönemi ağlayan gelin çiçeğinin doğal döngüleri arasında yer almaktadır. Çiçek açmaya başlamak için ideal sıcaklıklar olana kadar bekler. Eğer çiçek açma döneminde çiçeklenme meydana gelmiyorsa bu bakımların yanlış yapıldığında işarettir. Ağlayan gelin çiçeğinin bakımları doğru bir şekilde yapıldığında herhangi bir cansızlaşma meydana gelmez. Bitkide cansızlaşma olduğunda bakım yapılırken hangi konuda yanlış yapıldığının belirlenmesi gerekmektedir. Cansızlaşmaya yol açan etken bulunduktan sonra gereken düzeltmeler yapılmalıdır.

Begonvil Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Begonvil çiçeği 768 yılında Brezilya’da keşfedilmiştir. Bitkinin Latince ismi bougainvilea olarak bilinmektedir. Begonvil çiçeği özellikle yazlık iklim bölgelerinde sıklıkla tercih edilen bir çiçek türüdür. Akdeniz iklimi olan bölgelere uyumlu bitkilerdir. Çiçekleri renkli olan begonvil çiçeğinin gövde kısmı sarmaşık şeklindedir. Oldukça hoş bir kokuya sahip olan begonvil çiçeği süs bitkileri arasında yer almaktadır. Begonvil çiçeği aynı zamanda gelin duvağı ve bodrum çiçeği isimleri ile de bilinmektedir. Yaz aylarında renkli çiçeklere sahip olan bitki kış aylarında çiçeklerini dökmektedir. Rodos çiçeği ismi ile de anılan bitkinin çiçek renkleri arasında turuncu, sarı, açık pembe ve mor yer almaktadır.Begonvil Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır?Begonvil çiçeklerine doğru bakımlar uygulandığında 10-15 metre arasında uzayabilmektedir. Bu nedenden dolayı begonvil yetiştirecek olan kişilerin saksı seçimlerinin büyük ve geniş olması gerekir. Nemli ve sıcak havaların olduğu ortamları seven begonvil çiçeğinin sulanması konusunda da dikkatli olunmaktadır. Yaz aylarında haftada iki defa sulama yapılırken kış aylarında sulama sıklığı azaltılarak haftada bir defaya düşürülmelidir.Bitkinin direk güneş ışığı alan ortamlardan uzak tutulması gerekmektedir. Her ne kadar güneş ışığından hoşlansa da direk aldığında zarar görmektedir. Hava değişimlerinden etkilenme gibi bir durum olabileceğinden bitki dış mekanlara yerleştirilmemelidir. Kış mevsimi geldiğinde ortam sıcaklığı 12-13 derece civarında olmalıdır. Begonvil çiçeği soğuk havalardan korunmalıdır. Soğuk havalarda bahçelere ekilen begonvil çiçeği korunmadığında solabilmektedir.Begonvil Çiçeği Özellikleri Nelerdir?Begonvil çiçeği güneşi seven bir bitki olduğundan dolayı soğuk hava olan kırsal iklimlerde yaşamamaktadır. Ayrıca aşırı derecede yapılan sulamalar çiçeklerin dökülmesine ve bitkinin kurumasına yol açmaktadır.Begonvil sarmaşığı olarak da bilinen bitkinin boyutları fazlasıyla uzun olabilmektedir. Bulunduğu yerde bir sarmaşık gibi tutunarak gelişim sergilemektedir. Bu bitkinin çiçek kısımları farklı farklı renklerde olabilmektedir. Çiçeklenen bitki haziran ayından ekim ayına kadar bu şekilde kalmaya devam etmektedir.Begonvil Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?Begonvil çiçeğini çoğaltabilmek için farklı farklı yöntemler bulunmaktadır. En fazla tercih edilen çoğaltma yöntemi ise tepe çeliği yöntemidir. Tepe çeliği yönteminde, ilkbahar mevsiminde havaların ısınmaya başlaması ile beraber begonvil çiçeğinin genç ve olgun dalından 10 santimetre kadar kesmek gerekmektedir. Alt kısımlardaki yaprakları da atılarak kesilen bitkinin dalı, suyu iyi bir şekilde süzen ve havadar olan bir toprağa ekilmelidir.Bu şekilde çoğaltılacak olan bitkinin kapalı ve şeffaf ışın alan bir kabın içerisinde veya poşette bulundurulması gerekir. Bu şekilde sera etkisi oluşturularak begonvil çiçeğinin çoğaltma uygulaması hızlandırılmış olur. Köklenme meydana gelene kadar haftada bir gün kabın içerisinde çıkarılarak dinlendirilen bitki dalının köklenmesi 6-8 hafta kadar sürmektedir. Köklenmiş olan bitki dalının kaptan ayrılarak güneşe ve toprağa alıştırılması gerekmektedir.Begonvil Çiçeği BüyütülmesiBegonvil çiçeği güneş ışığı ve sıcak havayı seven bir bitkidir. Uygun yetiştirme koşulları sağlandığı taktirde güzel bir gelişim sergilemektedir. Ancak sarmaşık formunda olan bu bitkinin daha hızlı bir gelişim sergilemesi arzu ediliyorsa yapılacak bakımlar ve budama işleminin ihmal edilmemesi gerekmektedir. Budama uygulaması begonvil çiçeğinin türüne göre farklılık göstermektedir.Begonvil Çiçeği Budaması İçin Uygun Zaman Nedir?Begonvil çiçeklerinde gerçekleştirilen budama işlemleri bitkinin gelişimi açısından oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bitkinin gövde kısmı kalınlaşmaya başladığında dallarda artış, çiçeklerde ise azalma meydana gelmektedir.Bitkinin budanması için en uygun olan zaman ilk çiçeklenme döneminin sonrasıdır. Kış mevsimi sonu veya bahar aylarının başında gerçekleştirilen budama uygulaması bitkiyi olumsuz yönde etkilemektedir. Begonvil çiçeğinin bodur türü için uygun olan budama uygulaması ise kış sonunda yapılmalıdır.Begonvil Çiçeği Ne Zaman Dikilir?Begonvil çiçeğinin bazı türleri yılın her döneminde ekilmeye uygundur. Ancak begonvil çiçeğinin fidanlarının dikilmesi için en uygun olan zamanlar ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Bu mevsimlerde dikimi yapılan begonvil çiçekleri toprağa daha iyi bir şekilde tutunacağından hızlı bir gelişim sergileyecektir.Begonvil Çiçeği Kış Mevsimi KorumasıBegonvil çiçeği tropik bir bitki türü olduğundan yetiştirilmesi için uygun olan yerler ılıman iklimin yaşandığı yerlerdir. Dayanıklı bir bitki çeşidi olan begonvil çiçeği için detaylı bakımların yapılmasına gerek yoktur. Doğru koşullar altında yayılmacı bir özellik sergilemektedir.Kış ayları geldiğinde bitkinin yetiştirildiği ortam sıcaklığının 12-15 derece arasında olması gerekmektedir. Bitkinin soğuk havalardan etkilenmemesi için dikkat etmek gerekmektedir.Begonvil Çiçeği TürleriBegonvil çiçeğinin iki farklı türü bulunmaktadır. Sarmaşık begonvil ve begonvil çiçeği olarak ikiye ayrılmaktadır. Her iki begonvil türü de dış ortamlarda yetiştirilmek için uygun özelliklere sahiptir. Ancak dış mekanlarda yetiştirilecekse sıcaklıklar göz önüne alınmalıdır. Ilıman iklimden hoşlanan bir bitki olduğundan soğuk havalarda olumsuz etkilenecektir. Renklerine göre de ayrılan begonvil çiçekleri arasından en fazla mor begonvil çiçekleri tercih edilmektedir.Mor Çiçekli BegonvilMor çiçeklere sahip olan begonviller en fazla tercih edilen begonvil çiçekleri arasındadır. İlkbahar aylarından itibaren çiçekleri açmaya başlayan mor çiçekli begonviller ekim ayına kadar çiçekli kalmaya devam etmektedir. Ancak mor çiçekli begonviller soğuk havalarda gelişim göstermemektedir. Sıcak ve kurak iklimlerde gelişim sergileyen mor çiçekli begonvillerin boyutları 6 metreye kadar ulaşabilmektedir.Kuru Begonvil Nasıl Canlanır?Begonvil çiçeklerinin bakımı kolay olsa bile doğru şekilde yapılmadığında solma ya da kurumalar meydana gelebilmektedir. En son aşamada ise bitkinin ölümü ile sonuçlanmaktadır. Kuruyan begonvillerin yeniden canlanabilmesi için kapsamlı bir budama işleminin yapılması gerekmektedir. Bitkinin canlı kalan kısımları hariç hasar gören tüm bölümlerde budama yapılmalıdır. Budama işleminin ardından bitkinin sulanması gerekmektedir. Olumsuz etki edebilecek rüzgar ve soğuktan korunarak bitki dinlendirilmelidir. Ayrıca besin değeri yüksek gübreler ile bitkinin canlanmasına yardımcı olunabilir. 

Kamelya Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Kamelya çiçeği hassas yapıda olan süs bitkileri arasında yer almaktadır. Bu bitkinin bakımı nispeten zordur. Bilhassa kış mevsiminde, büyük pembe, beyaz, ya da kırmızı çiçekleri ile bahçeleri renklendirmektedir. Kamelya bitkisinin çiçeklerinin gelişmesi için diğer bitkilerin aksine soğuk havaya ihtiyacı vardır.Kamelya Çiçeği ÖzellikleriKamelya çiçeği, çaygiller familyasının en bilinen üyesidir. Doğu Asya’da, bilhassa Çin ve Japonya’da uzun yıllardan beridir yetiştirilen bir bitki türüdür. Kamelya bitkisinin yaklaşık olarak 300 çeşidi bulunmaktadır. Kamelya bitkisinin sayısız çeşit ve melezi bulunmaktadır. Kamelya çiçeğinin yaprak kısımları, 4000 yıldan fazla bir süredir yeşil ve fermente edilen siyah çay yapımında kullanılmaktadır. Aynı zamanda, büyük güzel çiçekleri sebebi ile süs çalısı olarak yetiştirilen oldukça popüler olan başka kamelya çeşitleri de bulunmaktadır. En çok bilinen kamelya çeşidi ise Japon kamelyası olmaktadır.Kamelya bitkisinin, altta açık yeşil üstte koyu yeşil olan ve dökülmeyen eliptik yaprakları vardır. Çiçeklerin orta kısmında dikkat çeken sarı bir organ bulunmaktadır. Kamelya çiçeği görüntü olarak az da olsa şakayık çiçeğini andırmaktadır. Kamelya çiçeği çeşidine bağlı olarak 15 santimetrelik çapa kadar erişebilmektedir. Genellikle dik bir gelişim sergileyen bu bitki, bahçedeki ılıman alanlarda 4 metre yüksekliğe ulaşabilmektedir. Doğal yaşam alanlarında boyutları 11 metreyi bulabilmektedir. 1000 yaşından fazla olan kamelyalar bulunmaktadır.Kamelya Çiçeği BakımıToprak, sıcaklık ve konum ihtiyaçları gözlemlendiğinde, bahçelerdeki kamelyalar uzun süre yetiştirilebilmektedir. Kamelya çiçeği 100 yaşına kadar canlı kalabilmektedir. Çeşidi ile bağlantılı olarak 4 metreye kadar büyüyebilmektedir. Direk olarak güneş ışığı almayan yüksek nem oranına sahip, yarı gölge alanlardan hoşlanmaktadırlar. Hava sıcaklıklarının nadir olarak 18 derecenin üzerine çıktığı serin bir mekanda en iyi gelişimi sergileyecektir. Kamelya çiçeğinin toprağının eğer mümkünse kireçsiz ve asidik olması gerekmektedir.Kamelya Çiçeği SulamaKamelya çiçeğinin çevresindeki toprağın kesinlikle kurumaması gerekmektedir. Ayrıca su basması gibi bir durumun da olmaması gerekir. Böyle bir durum meydana geldiğinde bitki tolerans gösteremez ve kısa bir zaman sonra kök kısımları ölmeye başlar. Yaz aylarında haftalık bir defa sulama yapılması yeterli olacaktır. Sulamada kullanılacak olan suyun kireçsiz olması gerekmektedir. Tomurcukların meydana gelmeye başlamasından sonra, sulamanın sınırlı tutulması tavsiye edilmektedir. Nem oranı düşük ise, belirli aralıklarda yapraklara su püskürtülmesi gerekmektedir.Kamelya Çiçeği Ortam SeçimiKamelya çiçeği sınırlı oranda ev bitkisi olarak yetiştirilebilir. Sıcak bir ev ortamında gelişim göstermezler. Bunun sebebi ise kuru ve ısıtma havasına tahammül edememeleridir. Bu bitkinin kış mevsimine karşı dayanıklılığı için bahçedeki doğru konum oldukça önemlidir. Bitkinin sabah güneşinden ve doğu rüzgarından korunması gerekmektedir. Ekim ayından Nisan ayına kadar olan süre bitkinin çiçeklendiği dönemdir. Kamelya çiçeğinin 2-8 derece arası sıcaklıklara sahip olan ortamlara konumlandırılması gerekmektedir.Yaz mevsimi geldiğinde iyi bir su kaynağı ve bir miktar güneşe tahammül edebilirler. Kamelya çiçeğinde iyi aydınlatmalar ile pek çok yeni tomurcuk oluşmasına zemin hazırlanmış olur. Bitki için önemli olan diğer bir nokta, çiçeklenme döneminin başlamasından önce kuvvetli sıcaklık dalgalanmalarından ve kuru ısıtma havasından korunmasıdır. Çünkü pek çok tür daha sonra çiçek tomurcuklarını döker ve bitki çiçek açmaz.Kamelya Çiçeği BudamaNeredeyse bütün yaprak dökmeyen çalı bitkileri gibi, kamelyaların da budaması yapılabilir. Bununla beraber, budama genel olarak yalnızca genç bitkiler için gerekli olmaktadır. Böylelikle iyi bir şekilde dallanmaları ve güzel gür bitki haline gelmeleri sağlanmış olur. Budama işleminin yapılması için en uygun olan zaman, yeni büyüme evresinden önce ilkbahar aylarıdır. Ayrıca solan çiçeklerin düzenli olarak kesilmesi gerekmektedir. Bu bitkinin çiçeklenmesini teşvik eden bir uygulamadır.Kamelya Çiçeği Toprak SeçimiKamelya çiçeği hafif asit oranına sahip olan topraklardan hoşlanmaktadır. Aynı zamanda kullanılacak toprakta kesinlikle kireç olmamalıdır. Bu sebepten dolayı kamelya çiçeğinin düşük pH oranına sahip olan ormangülü toprağına ekilmesi tavsiye edilmektedir. Bahçedeki toprağın iyice kazılması ve ekim yapılacak olan çukurun hafif asitli toprak ya da yaprak humusu ile doldurulması gerekir. Kamelya çiçeği hangi ortama ekilecekse ekilsin, toprağın yeteri kadar kalın bir drenaja sahip olduğundan emin olunmalıdır. Bu sayede fazla suyun dışarı akışı sağlanabilir. Eğer kamelya çiçeğinin toprağı evde hazırlanacak ise altı parça beyaz turba ile bir parça yeşil kompost, kum ve ağaç kabuğu kompostosu, genişletilmiş kil karıştırılmalıdır.Kamelya Çiçeği Besin TakviyesiKonu gübreleme olduğunda, kamelya çiçeği bir miktar şımarık bir bitkidir. Bitki kireci ya da tuzu tolere edememektedir ancak yüksek oranda azot gerektirir. Bu sebepten dolayı kamelya çiçeği, tomurcuklanmanın başladığı zamanlarda orman gülleri için ağır salınım gösteren gübre ile beslenmelidir. Aşırı yüklenmeye engel olmak için tavsiye edilen gübre oranı yarıya indirilmelidir. Kamelya çiçeği bir saksı içerisinde yetiştiriliyorsa, Haziran ayı sonuna kadar 14 günde bir sulama suyu içerisine sıvı yeşil bitki gübresi karıştırılarak zenginleştirilebilir.Kamelya Çiçeği Saksı DeğişimiGenç kamelya çiçeklerinin saksısı 2 ya da 3 yılda bir, daha yaşlı olanların ise 5 yılda bir olacak şekilde değiştirilmesi gerekir. Bitkinin saksının değişimi için en ideal dönem Mayıs-Temmuz ayları arasıdır. Kamelya çiçeği saksıdan çıkarıldıktan sonra eski toprak kök kısımlarından dikkatli bir şekilde temizlenmelidir. Daha sonra taze alt tabakaya ekimi gerçekleştirilir. Yeni ekim yapılacak olan saksının önceki saksıdan yalnızca 5 santimetre büyük olması gerekir. Daha büyük bir saksıya ekim yapılırsa alt tabaka aşırı nemli olabilir ve su birikintileri meydana gelir kamelya çiçeği bu durumdan hoşnut olmamaktadır.Kamelya Çiçeği Kış Mevsimi BakımıKamelya çiçeği kışa hazırlanırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Kamelya çiçeği genel olarak kış aylarının ılıman yaşandığı bölgelerde açık alanlarda yetiştirilmektedir. Kış aylarının sert yaşandığı bölgelerde ise büyük saksılar içerisinde tutulur. Yaşlı kamelya çiçekleri genel olarak -5 dereceye kadar dayanabilir. Bitki iç ortamlarda yetiştirilmek isteniyorsa sadece hava sıcaklıkları -5 dereceye indiğinde yapılmalıdır. Kamelya çiçeğinin belirli bir süre soğuk havaya ihtiyacı vardır. Böylelikle tomurcuklar açılır ve çiçekler uzun süreler boyunca dayanabilir.

Haseki Küpesi Çiçeği (Aquilegia) Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Günümüzde hala varlığını devam ettiren en eski çiçekli bitkiler arasında yer almaktadır. Haseki küpesi çiçeği uzun çiçeklenme dönemine sahip olan bir bitki türüdür. Nisan ayından temmuz ayına kadar çiçekli kalmaya devam etmektedir.Haseki Küpesi Çiçeği ÖzellikleriHaseki küpesi çiçeği, botanik olarak Aquilegia adı ile anılmaktadır. Düğün çiçeği ailesi arasında yer almaktadır. Anavatanı kuzey yarım kürede bulunan bütün ılıman iklim bölgeleridir. Haseki küpesi çiçeği uzun ömürlü bitkiler arasında yer almaktadır. Çeşidi ile bağlantılı olarak boyu 15-90 santimetre arasında farklılık göstermektedir. Aquilegia bitkisinin, tamamı kuzey yarım küreye özgü olan yaklaşık olarak 120 adet çeşidi bulunmaktadır. Kuzey Amerika’dan gelen çeşitler genel olarak kırmızı ya da sarı renkli çiçeklere sahiptir. Asya ve Avrupa’dan gelen çeşitlerin rengi ise mor, beyaz, mavi ya da pembe olmaktadır.Çeşidine bağlı olarak haseki küpesi çiçeğinin boyu farklılık gösterebilir. Örnek verebilecek olursak, Aquilegia flabellata fazlasıyla düşük bir seviyede gelişim sergilerken, melez bir çeşit olan Aquilegia caerulea daha fazla gelişim özelliğine sahiptir. En popüler çeşitlerden biri olan Aquilegia vulgaris, ponpon biçimindeki çiçekleri ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Çiçekler 3-5 santimetre arasında bir boyuta sahiptir.Ancak haseki küpesi çiçeği ile ilgili bilinmesi gereken bir husus vardır. Bitki oldukça zehirli bir bitkidir. Bu sebepten dolayı çok dikkatli olmak gerekir. Bitkinin yaprakları yanlışlıkla tüketildiğinde mide bulantısı, kusma, nefes darlığı, ishal, uyuşukluk ve kalp ile ilgili problemler meydana gelebilir. Haseki küpesi çiçeği ayrıca yanma, kabarma ya da kızarıklık gibi ciddi tahrişine sebep olabilen toksik maddeler içermektedir.Haseki Küpesi Çiçeği BakımıUzun ömürlü bitkiler arasında yer alan haseki küpesi çiçeği, soğuk havalara karşı dayanıklı bir bitki türüdür. Yaz başında farklı renklerde çiçekler açmaya başlamaktadır. Çok yıllık bir bitki olduğu söylense de nadiren 4-5 yıl canlı kalabilmektedir. Bununla beraber, saçtığı tohumlar ile kendiliğinden çoğalabilmesi sebebiyle uzun süreler boyunca aynı yerde gelişim gösterebilir. Kalınlaşan kök kısımları kış mevsimini toprakta geçirir. Neticesinde bitkinin toprak üstünde kalan bütün kısımları ölür. İlkbahar aylarında, genellikle üç loblu yapraklara açılan ve yoğun bir alışkanlık meydana getiren küçük, küresel yaprak tomurcukları yerden çıkmaya başlar.Haseki Küpesi Çiçeği SulamaÇeşitli haseki küpesi çiçeği türlerinin en iyi şekilde gelişim sergilemesi için hafif nemli zemin gerekmektedir. Toprağın tamamıyla kurumaması ve su birikintisinin oluşmaması gerekmektedir. Aqueligi flabellata gibi kaya bahçesi çeşitleri kuraklığa karşı daha dayanıklı bir yapıdadır. Neredeyse bütün haseki küpesi çiçeği çeşitleri, doğada 500-4000 metre yükseklikte meydana geldiklerinden dolayı zayıf toprak ve kuraklığa karşı dayanıklıdırlar. Fakat hiçbir haseki küpesi çiçeği türü su basmasını tolere edememektedir.Haseki Küpesi Çiçeği GübrelemeHaseki küpesi çiçeğinin çiçek açma isteği ve canlılığı, ilkbahar aylarında gübre uygulanarak desteklenebilir. Bahçe toprağının alt kısmına özenli bir şekilde karıştırılan olgun kompost uygun olacaktır. Alternatif olarak, uzun ömürlü evrensel gübrelerin kullanılması tavsiye edilmektedir. Diğer bir taraftan, mineral gübreler ve ahır gübresi bitkinin kök kısımlarını yakmaktadır. Bu sebepten dolayı bu türdeki gübrelerin kullanımından uzak durulmalıdır.Haseki Küpesi Çiçeği KonumuHaseki küpesi çiçeğinin düzgün bir şekilde gelişim sergileyebilmesi için ortamın güneşli olması gerekmektedir. Bununla beraber, uzun ağaçların ya da bir duvar gölgesindeki yarı güneşli yerlere de yerleştirilebilir. Bitkinin bulunduğu ortam ne kadar karanlık olursa, bitki o kadar az gelişim gösterecektir.Haseki Küpesi Çiçeği Toprak SeçimiHaseki küpesi çiçeğinin yetiştirilmesinde asıl öneme sahip olan nokta, toprağın besin açısından zengin ve geçirgen bir yapıda olmasıdır. Birkaç tür dışındaki tüm türler, nemi iyi tutabilen, iyi drene edilmiş bir alt tabakadan hoşlanmaktadır. Bahçede ekim yapılmadan önce, toprağın gevşetilmesi, eski köklerin, yabani otların ve büyük kaya parçalarının temizlenmesi gerekmektedir. Daha sonra ekim yapılacak alan iyice tırmıklanmalıdır. Toprağı düzgün bir şekilde drene etmek ve besin içeriğini yükseltmek için birkaç avuç iri kum ve kompost ile karıştırmak gerekmektedir. Dikim mesafesinin ise gelişim yüksekliğinin yarısı kadar olması gerekmektedir.Haseki Küpesi Çiçeği ÇoğaltmaHaseki küpesi çiçeği kendiliğinden tohum vererek kolay bir şekilde çoğalabilmektedir. Bu genellikle istenilen bir durum değildir. Bunun sebebi ise iki renkli çiçeklere sahip bazı çeşitlerin yavrularının, tek renkli varyanta geri dönecek olmasıdır. Tohumla çoğaltma dışında bu bitki bölünme yolu ile de çoğaltılabilir. Tohumların ekilmesi için uygun olan zaman ilkbahar aylarıdır. Bu sayede genç bitkilere kıştan önce yerlerine yerleşme için yeteri kadar zaman verilmiş olur. Bununla beraber ana bitkiden toplanmış olan tohumlar genellikle farklıdır. Yani bu tohumlar ekildiğinde farklı bir görüntü ile karşılaşabilirsiniz.Haseki Küpesi Çiçeği BudamaBu bitkinin kendi kendine tohumlanmasına engel olunmak isteniyor ise, solan çiçeklerin mutlaka kesilmesi gerekmektedir. Bu öncelikle çok renkli türler için tavsiye edilmektedir. Bunun sebebi ise yavruların tek renkli forma geri dönmesidir. Çiçeklenmenin ardından yere yakın olacak şekilde kısaltılırsa, bu çoğunlukla önemli oranda daha kısa da olsa ikinci bir çiçeklenmeye sebep olmaktadır. İlaveten, zehirli bitkiler arasında yer alan haseki küpesi çiçeği budanırken eldiven giyilmesi gerekmektedir.Haseki Küpesi Çiçeği Kış Mevsimi BakımıYaz mevsiminin sonlarında, haseki küpesi çiçeği tamamıyla toprağa çekilmeden önce yaprak kısımları kırmızımsı bir renge bürünmektedir. Ülkemizde genel olarak bu bitkinin bütün türleri kışa karşı dayanıklı olarak nitelendirilmektedir. Çeşitlerine bağlı olarak, don olayına karşı dayanıklılıkları -20 derece ile bazen –40 derece arasında olmaktadır. Bu sebepten dolayı, en soğuk kışlar bile haseki küpesi çiçeğine zarar vermemektedir. Bu bitki kış aylarında herhangi bir korumaya ihtiyaç duymamaktadır.

Glayöl Çiçeği (Gladiolus) Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Bu bitkinin şekli bir kılıcı andırdığından dolayı Türkçe “Glayöl” olarak adlandırılmıştır. Glayöl çiçeğinin de farklı farklı renkleri mevcuttur. Sıcaklıkların tavan yaptığı ağustos aylarında pek çok çiçek sıcaklığa dayanamayarak solmaktadır. Ancak glayöl çiçeği bu yüksek sıcaklıklarda 1 haftalık bir süre boyunca canlı kalmaya devam etmektedir. Aynı zamanda 2-4 metre arasında boyu, başak yapısında uzayan dikkat çekici bir çiçek olarak yerini alan bir süs bitkisidir.Glayöl çiçeğinin adı aslında gladyatör kelimesinden gelmektedir. Narin bir görüntüye sahip olan glayöl çiçeğinin oldukça güçlü yaprakları vardır. Bu güçlü ve uzun yaprakların arasından çıkan çiçek ise göz alıcı ve etkileyici bir yapıdadır. Ayrıca glayöl çiçeğinin kokusu da büyüleyicidir.Glayöl Çiçeği Özellikleri·     Glayöl çiçeği saksı içerisinde yetiştirilebilen bir bitkidir.·     Yüksek yaz sıcaklıklarına karşı dayanıklı bir yapısı vardır.·     Çiçek kısmı turuncu, kırmızı ve sarı gibi pastel tonlarda olabilmektedir.·     Uzun yapıya sahip bir çiçektir.·     Yetiştirilmesi oldukça meşakkatlidir ancak bulunduğu ortama renk katan bir bitkidir.·     Glayöl çiçeği aşağıdan yukarıya doğru çıkan bir yapıdadır.·     Bu bitkinin kök kısımları soğanlı bir yapıya sahiptir.·     Bahçe ve balkonda rahatlıkla yetiştirilebilen süs bitkileri arasında yer almaktadır.·     Kış mevsiminde uyku dönemine giren glayöl çiçeği yaz aylarında uyanarak çiçek açmaya başlamaktadır.Glayöl Çiçeği BakımıGlayöl çiçeğine yapılan bakımlar gelişiminde oldukça büyük bir yere sahiptir. Glayöl çiçeği güneş ışığından hoşlanan bir bitki olduğu için ışık alan ortamlara yerleştirilmelidir. Sulama konusunda bir düzen oluşturmak gerekir. Bu bitkinin esintili havalar hoşuna gitmektedir. Esintili ve güneş alan ortamlarda çok güzel çiçekler açmaktadır. Toprağın gübrelenmiş olması gerekmektedir. Gübrelenmiş olmasının dışında toprak konusunda herhangi bir ayrım yapmayan bir bitki türüdür.Glayöl çiçeğinin yetiştirildiği saksının çapının 40 santimetre olması gerekir. Ayrıca derin bir yapıya ve drenaj deliğine sahip olması gerekmektedir. İyi bir drenaj elde edebilmek amacıyla saksının alt kısmına çakıl taşları yerleştirilebilir.Glayöl Çiçeği ÇoğaltılmasıGlayöl çiçeğini tohum ile çoğaltmak oldukça zor ve zahmetlidir. Bu sebepten dolayı bu bitkiyi hazır alıp yetiştirmek daha yararlı olacaktır.Bu bitkinin soğanlarının 6 hafta öncesinde kazılıp hazırlanan uygun bir toprağın içerisine yaklaşık olarak 10 santimetre derinlikte ve 10-15 santimetre mesafeler ile dikilmesi gerekir. Rüzgar almayan bir ortamda destek çubukları ile filizlenmesi beklenmelidir.Bu bitkinin soğanı gerçek soğan değildir. Glayöl çiçeğinin soğanı “korm” olarak adlandırılmaktadır. Bu soğanlar gövde kısmının besin biriktirip şişmesi sonucunda oluşan yapılardır. Bitkinin yetiştirilmesi için soğanın orta büyüklükte olması gerekir. 6-12 santimetre çevre uzunluğuna sahip olması gerekmektedir.Glayöl Çiçeği Ne Zaman Dikilir?Glayöl çiçeğinin dikilmesi için uygun olan zaman nisan-haziran aylarıdır. Dikilen glayöl çiçeği sonraki yılın bahar aylarında çiçek açmaya başlayacaktır. Geçirgenlik elde edebilmek amacıyla saksı altına çakıl yerleştirilmesi tavsiye edilmektedir. Soğansı yumruların yanında bulunan yavruların ayrılması gerekmektedir. Bakımı ihmal edildiğinde boyun büken bir bitkidir.Glayöl çiçeğinin yaprak kısımları solduğunda dibinden kesilmesi gerekir. Kesim işlemi yapıldıktan sonra pudralayarak kuru bir ortamda iki hafta saklanmalıdır. Bu sayede kuruma sağlanacaktır. Bitkinin çiçekleri belirmeye başladıktan sonra 15 günde bir besin takviyesi yapılmalıdır.Glayöl Çiçeği SulamasıÇiçeğin düzgün bir şekilde gelişim sergileyebilmesi için sulamanın doğru bir şekilde yapılması oldukça önemlidir. Glayöl çiçeği sulanırken toprağın kurumamasına dikkat edilmelidir. Sulama işlemi yağmurlama şeklinde yapılmalıdır. Sulamanın düzgün bir şekilde yapılması sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi konusunda faydalı olacaktır.Glayöl Çiçeği Toprak SeçimiGlayöl çiçeği gübre ile karıştırılmış topraklardan hoşlanmaktadır. Toprağın pH seviyesinin 6-7 olması gerekmektedir. Toprağın gübrelenmesi işlemi sonbahar aylarında yapılabilmektedir. Kök kısmı soğanlı bir yapıya sahip olduğundan dolayı doğru saksı seçimi ve bakımlarla kendiliğinde soğan üretimine devam edecektir. Ancak toprak ve bakım dışında uygun ortamın da sağlanması gerekmektedir.Glayöl Çiçeği Ortam SeçimiGlayöl çiçeği için uygun olan ortam bol ışıklı yerlerdir. Ortamın sıcaklığı en az 10 derece, en fazla 25 derecede olduğunda sağlıklı gelişim sergiledikleri gözlenmektedir. Kış mevsiminde bitkinin bakımı yapılırken ortamda bu koşullar sağlanmalıdır. Aksi taktirde bitkinin sağlıksız bir gelişim sergilemesi ile karşı karşıya kalınır. Glayöl çiçeğinin güneş ışığını dik bir şekilde almamasına dikkat edilmelidir. Kış mevsiminde uykuda olan ve yazın uyanan bir bitki türüdür.Glayöl Çiçeği AnlamıGlayöl bitkisi açtığı her çiçeğe göre farklı anlamlara sahiptir. Açan çiçeklerin her rengi farklı anlamlar taşımaktadır. Glayöl çiçeğinin taşıdığı anlamlar şu şekilde sıralanabilir:·     Glayöl çiçeğinin kırmızı rengi istek ve ilgiyi,·     Glayöl çiçeğinin pembe rengi sevgi ve zarafeti,·     Glayöl çiçeğinin mor rengi inanç ve içtenliği,·     Glayöl çiçeğinin sarı rengi kıskançlığı ve isyanı,·     Glayöl çiçeğinin beyaz rengi ise arkadaşlık ve dostluğu temsil etmektedir.Glayöl Çiçeği Evde Yetiştirilebilir mi?Glayöl çiçeği evde yetiştirilebilmek için uygun olan çiçekler arasında yer almaktadır. Ülkemizde daha çok kesme çiçek olarak kullanımı tercih edilmektedir. Evlerde genellikle saksılardan çok kesilmiş hali ile vazo içerisinde görülmektedir. Ülkemizde en fazla yetiştirilen kesme çiçekler listesinde gül ve karanfilden sonra glayöl çiçeği yerini almaktadır.

Dikenler Tacı Çiçeği (Euphorbia) Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Dikenler tacı çiçeği yeşil yaprakları ile oldukça güzel bir görünüme sahiptir. Bu çiçeklerin bakımı kolay ve rahat olduğundan sıklıkla tercih edilmektedir. Dikenler tacı çiçeği aynı zamanda euphorbia mili adı ile de bilinmektedir. Ayrıca halk arasında kral tacı, yılbaşı dikeni, dikenli taç ve gelin kaynana çiçeği olarak da adlandırılmaktadır. Bakımı kolay bir şekilde yapılsa da dikkat edilmesi gereken bazı püf noktalar vardır. Okurlarımız için bu yazımızda dikenler tacı çiçeği ile ilgili bilinmesi gerekenleri tüm detayları ile açıklayacağız.Dikenler Tacı Çiçeği ÖzellikleriDikenler tacı çiçeğinin gövde kısmında dikenler bulunmaktadır. Gövde kısmında bulunan bu dikenler bitkiyi dış faktörlere karşı koruyabilmek için değil, su tutma ve tırmanma görevini yerine getirebilmek için meydana gelmektedir. Dikenler tacı çiçeği çalı formunda olan bir bitkidir. Bu bitkinin dal ve yaprak kısımları 2 metreye kadar ulaşabilmektedir.Dikenler Tacı Çiçeği BakımıFazlasıyla dayanıklı süs bitkileri arasında yer alan dikenler tacı çiçeği kış mevsiminde -10 dereceye kadar dirençli bir şekilde kalabilmektedir. Ayrıca bu bitki yetiştirilirken detaylı bakım ve sulama ihtiyacı duymamaktadır. Dikenler tacı çiçeği kendi ihtiyacını kendisi karşılayabilmektedir. Gereken ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla havadaki nem ve suyu kullanmaktadır. Dikenler tacı bitkisinin çiçeklenme dönemi yaz aylarıdır. Bu dönemde daha sağlıklı ve hızlı bir gelişim sergileyebilmesi için sıklıkla sulama yapılması gerekmektedir. Eğer bitki nem oranı düşük bir ortamda yetiştiriliyor ise yapraklarına su püskürtmek gerekir.Dikenler tacı çiçeği aydınlık ve güneş ışığı alan bölgelere yerleştirilmelidir. Bu ortamlarda daha iyi bir gelişim gösterecektir. Dikenler tacı çiçeği güneş ışığı olmayan karanlık ortamlarda bulunuyorsa çiçek açmama gibi bir durum ile karşı karşıya kalınabilir.Güneş ışığını seven bir bitkidir ancak ışığı doğrudan almaması gerekir. Genç bitkilerde budama yapılmasına gerek yoktur. Uzun yıllardır yetiştirilen dikenler tacı çiçeği için budama işlemi gerekli olabilir. Budama uygulaması yapılırken bitkinin sürgünlerinin üçte iki oranında kısaltılması gerekir. Yılın her döneminde budama yapılabilir ancak nisan ve mayıs ayı budama yapılması için en elverişli zamandır.Dikenler tacı çiçeğinin sütsü özü zehirlidir. Bu nedenden dolayı budama işlemi esnasında eldiven giyilmesi tavsiye edilmektedir. Sağlık açısından budamanın açık havalarda yapılması faydalı olacaktır.Dikenler Tacı Çiçeği RenkleriBu bitkinin çiçek renkleri cinsine göre farklılık gösterebilmektedir. Dikenler tacı çiçeğinin renkleri estetik görüntüsünü tamamlar niteliktedir. Dikenler tacı renkleri arasında kırmızı, sarı ve beyaz renk yer almaktadır. Çiçekleri açan dikenler tacı bitkisi ekim ayından mart ayına kadar devam etmektedir. Çiçekleri ile dikkatleri üzerine çeken dikenler tacı bitkisinin çiçekleri kokusuzdur.Dikenler Tacı Çiçeği ÇoğaltmaDikenler tacı çiçeğinin çoğaltma uygulaması bakımı gibi oldukça kolaydır. Çoğaltma için uygun olan zaman ilkbahar mevsiminin son zamanları olacaktır. Mayıs ayında dikenler tacı çiçeği çoğaltılabilir. Bitkinin sağlıklı bir gelişim sergileyen dalı kesilerek besin değeri yüksek nemli bir toprak içerisine dikilmelidir. Dikim işlemi sonlandıktan sonra can suyu verilmesi gerekir. Güneş alan ve hava akımı bulunan bir bölgede 2-3 bekletilen bitkinin toprağı kurudukça şu vermek gerekir. Dikenler tacı çiçeğini bu şekilde çoğaltabilir ve yeni bitkiler elde edebilirsiniz.Dikenler Tacı Çiçeği Saksı DeğişimiDikenler tacı çiçeği zehirli bir bitkidir. Bu sebepten dolayı bitkinin saksısı sadece gerekli olduğunda değiştirilmelidir. Dikenler tacı çiçeğinin saksısının değiştirilmesi için bitkinin kök ve gövde kısımlarının büyümesi gerekmektedir. Bitki böyle bir hale geldiğinde yeni bir saksıya transfer yapmak gerekir. Hızlı bir gelişim sergileyen dikenler tacı çiçeğinin saksısının her yıl değişimi yapılmalıdır. Daha yaşlı dikenler tacı çiçeklerinin saksısı ise gelişim hızlarına göre 3-4 yılda bir değiştirilmelidir. Yeni ekilecek olan saksının delikli olmasına dikkat edilmelidir. Saksının delikli olması ile su rahat bir şekilde dışarı süzülecek ve bitkinin fazla sudan dolayı hastalanması önlenecektir.Dikenler Tacı Çiçeğinin Bakımındaki Püf NoktalarÇiçeğin yerleştirildiği ortamın güneş ışığı alması gerekmektedir. Aynı zamanda toprağının belirli aralıklar ile havalandırılması gerekir. Yapılan aşırı sulamalar sonrasında bitki köklerinde çürüme meydana geleceğinden dikkatli olmak gerekmektedir. Dikenler tacı çiçeğinin bakımı yapılırken önemli olan püf noktalar şu şekildedir:·     Dikenler tacı çiçeğinin toprağı kurumadan sulama yapılmamalıdır.·     Sulamada kireçli su kullanılmaması gerekir. Kireçli sular çiçeğin yapısına zarar verir.·     Kasım ve nisan aylarının arasındaki dönemde sulama azaltılmalıdır.·     Gübre ilavesi yapılması için nisan ve eylül ayları arası uygundur.Dikenler Tacı Çiçeği Yapraklarında SararmaDikenler tacı çiçeği yetiştiren birçok kişinin ortak şikayeti yapraklarında ortaya çıkan sararmalardır. Yapraklarda meydana gelen sararmalara pek çok etken sebep olabilir. Bu duruma en çok sebep olan etken sulamanın düzensiz bir şekilde yapılmasıdır. Yapılan az veya çok sulamalar sebebi ile dikenler tacı çiçeği zarar görmektedir. Ayrıca sulamada kullanılan suyun dinlendirilmiş olması gerekmektedir.Toprak seçimi de bitkiyi doğrudan etkilemektedir. Bitkinin yetiştirilmesinde kullanılan topraklar verimsiz olduğunda hastalıklara daha açık bir durumda olmakta ve bitki düzgün bir şekilde gelişim sergilememektedir.Dikenler tacı çiçeğinin yetiştirildiği ortam da bitkinin büyümesi için oldukça önemlidir. Bu bitki bol ışık alan ortamlarda bulunduğunda mutlu olmaktadır. Eğer bulunduğu ortam az ışık alan bir durumda ise yaprakları çelimsiz olacaktır.Bitkiyi direk olarak etkileyen faktörlerden biri de ortamın sıcaklığıdır. Dikenler tacı çiçeği -10 dereceye kadar dayanabilen bir yapıya sahiptir. Ancak ne kadar dayanıklı olursa olsun uzun süre düşük sıcaklığı olan ortamlarda bulundurulmamalıdır. Aksi taktirde bitki sararacak hatta ölecektir.Dikenler Tacı Çiçeği Tehlikeli midir?Dikenler tacı çiçeği tehlikeli olan bitkiler arasında yer almaktadır. Süt otu olarak adlandırılan süt özleri küçük bir baskıyla bile dışarı çıkabilmektedir. Bu sıvı cilde zarar vererek solunum sisteminde hasar meydana getirmektedir. Solunum sisteminde bulunan mukoza zarlarını yakan bu sıvı ayrıca ciddi ağrılar yaşanmasına yol açmaktadır. Süt özü cilde bulaşır bulaşmaz temizlenmelidir. Ciddi bir etki meydana geldiğinde bir doktora başvurmak gerekir. Bu nedenlerden dolayı dikenler tacı çiçeği evcil hayvan ve küçük çocukların olduğu evlerde bulundurulmamalıdır. Ancak yetiştirilmek isteniyorsa evcil hayvan ve çocukların ulaşabileceği ortamlardan uzak tutulmalıdır.  

Javanese Kedi Irkı Özellikleri Nelerdir? Bakımı Nasıl Yapılır?

Javanese kediler zekası, oyuncu ve hareketli yapısı ile ön plana çıkmaktadır. Bu ırkın kuyruğu uzun tüylü, kafası küçük ve gözleri renklidir. Javanese kedi ırkının özellikleri ve bakımının nasıl yapılması gerektiği, kedi seven kişiler tarafından merak konusudur. Bu yazımızda benzersiz bir ırk olan Javanese kediler hakkında tüm merak edilenleri cevaplandıracağız.Javanese Kedi Irkının TarihçesiJavanese kedi ırkının özellikle Siyam kedi ırkı ile büyük benzerlikleri vardır. Javanese kedi ırkı ile ilk olarak 1940’lı yıllarda karşılaşılmıştır. Javanese kedi ırkı, Siyam ırkı kediler ile araştırma yapan kişiler tarafından üretilmiştir. Bu ırk, Siyam kedisi ve Balinese kedilerin kırmasıdır. Javanese kediler bu iki ırkın farklı özelliklerine sahiptir.Javanese kedilerin ayrı bir ırk olarak tanınması ise 2008 yılında gerçekleşmiştir. 2008 yılında bir tür olarak tanınmasına rağmen uzun yıllar boyunca bu ırk üzerinde birçok araştırma yapılmıştır. Javanese kedi ırkının kökeni hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmek amacıyla çalışmalar yürütülmüştür.Javanese Kedi Irkının Fiziksel ÖzellikleriBu kedilerin ağırlığı 2-4,5 kilogram arasında olabilmektedir. Uzun olarak değerlendirilebilecek tüyleri, kuyruk kısmında uzun tüyleri, öne doğru sivrilen kafa yapısına sahip bir kedi ırkıdır. Genel fiziksel özellikleri Siyam kedisi ile benzerlik göstermektedir. Oldukça yumuşak olan mat görünümleri tüyleri vardır. Javanese kedilerin tüylerinin rengi farklı farklı olabilmektedir. Bu renkler arasında çikolata, kırmızı, mavi, lila ve krem gibi farklı renkler yer almaktadır. Aynı zamanda Javanese kedi ırkının tüylerinin rengi farklı renklerin karışımı da olabilir.Kafa yapısı öne doğru çıkıntılı, geniş ve yassı bir şekildedir. Burunları ise fazlasıyla geniş ve uzundur. Vücut yapısı ince ve narin gibi görünse de aslında oldukça kaslı bir yapıya sahiptir. Kuyrukları ise yoğun tüylü olmakla beraber ince ve uzun bir görünüme sahiptir. Oval patileri ve uzun bacaklarıyla Javanese kedilerin duruşlarının fazlasıyla narin ve asil olduğu söylenebilir.Javanese Kedi Irkının Karakter ÖzellikleriSevecen, hareketli ve meraklı bir karaktere sahiptir. Sahiplerine karşı ise oldukça ilgili bir yaklaşımı vardır. Javanese kediler sahiplerini izlemekten fazlasıyla hoşnut olmaktadırlar. Ev içerisinde bir işle uğraşan sahiplerinin peşinde dolaşır ve onları izlerler. Sahibinin yanında olmaktan keyif alır ve neredeyse tüm gününü sahibi ile geçirebilir.Gece uyku zamanı geldiğinde yalnız uyumaktan olmaktan hoşlanmazlar. Bu sebepten dolayı gece sahibinin yanında uyumak isteyebilir. Sahiplerine düşkün olmanın yanı sıra hareketli bir yapıları da vardır. Javanese kediler günü aktif geçirmeyi ve oyun oynamayı severler. Her durumu bir oyuna çevirme özelliğine sahip olan bu kediler onlarla oyun oynadığınızda mutlu olacaklardır.Oldukça zeki olan Javanese kediler basit oyuncaklar yerine daha karmaşık ve çözülmesi zor oyuncaklar ile oynamayı tercih ederler. Bu türde tercih edilen oyuncaklar sayesinde daha keyifli vakit geçireceklerdir. Bu özellikleri ile Javanese kediler kolaylıkla eğitilebilirler.Javanese Kedi Irkının Çocuklar ve Diğer Evcil Hayvanlar ile İletişimiBu ırk evdeki diğer kediler ile geçinme konusunda oldukça başarılıdır. Başka kediler ile yavruyken birlikte yetiştirilir ya da doğru şekilde tanıştırılırsa iyi bir şekilde anlaşabilmektedirler. Eğer Javanese kediler eve yeni alışmaya başlamışken başka bir kedi getirilirse bu durum onu rahatsız edebilir. Bilhassa yetişkin dönemdeyken eve yeni bir kedi ya da evcil hayvan getirilirse çok fazla rahatsızlık duyarlar.Çocuklar ile iletişimleri ise iyidir. Karakter özellikleri sayesinde çocukların oyunlarına kolay bir şekilde ayak uydurabilirler. Ayrıca çocuklar oyun oynarken onları izlemekten hoşnut olurlar. Javanese kedilerin tam anlamıyla bir kucak kedisi olduğunu söylemek güçtür. Bu yüzden çocukların onları kucağına almakta ısrarcı olması rahatsızlık duymasına sebep olabilir.Javanese Kedi Irkının BakımıTüy yapısı oldukça dayanıklı olan Javanese kediler nadir tüy dökmektedirler. Bu nedenden dolayı sık sık tarama yapılması gerekli değildir. Hafta içerisinde 1-2 defa tarama yapılması yeterlidir. Mevsim geçişlerinde tüy dökülmesinde artış yaşanabilir. Tüy dökülmesinin arttığı bu dönemlerde daha sık tarama yapılabilir. Ayrıca bu döneme uygun olan tüy sağlığını artıracak mama ve ilave besinler tercih edilebilir.Javanese kedilerin çok nadir banyo yaptırılması yeterli olacaktır. Banyo esnasında kafa bölgesine su gelmemesine dikkat etmek gerekmektedir. Bu şekilde kulağına, burnuna ya da ağzına su gelmesine engel olunmuş olur. Kedinin yüz bölgesinin hijyenini sağlamak içinse nemli bir bez kullanılabilir. Ancak kafadaki her bölge için farklı bir bez kullanmak sağlık açısından faydalı olacaktır. Ayrıca kedinin her iki gözünün de farklı bezler ile temizlenmesi gerekmektedir. Bu sayede bir gözde bulunan enfeksiyon diğer göze bulaşmayacaktır.Kedilerin tırnak bakımı da büyük bir öneme sahiptir. Tırnakları düzenli olarak kesilmeli ve pati arasındaki taş ve tozlardan arındırılmalıdır. Özellikler kedinin dış ortamlara çıkmasının sonrasında patilerin temizlenmesi gerekmektedir.Javanese kedinizin bakımındaki oldukça önemli olan bir diğer nokta ise, kedinizin kullandığı malzemelerin temizliğidir. Kedinin sağlığının korunması açısından kullandığı malzemelerin düzenli olarak temizlenmesi gerekir. Su ve mama kabının temizliği her gün düzenli bir şekilde yapılmalıdır. Kum kabında bulunan kumun her gün temizlenmesi ve düzenli aralıklar ile değiştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca oyuncaklarının ve yatağının da sağlığı için düzenli olarak temizlenmesi ve yıkanması gerekir.Javanese Kedi Irkı Ne Kadar Yaşar?Ortalama ömürleri 15 yıl olan Javanese kedileri, düzenli ve doğru bakımlar ile daha uzun süre de yaşayabilmektedir. Temizlik ve bakımlarının yanı sıra kontrolleri de düzenli bir şekilde yaptırılmalıdır. Irkın yatkın olduğu çeşitli sağlık problemlerinin kontrollerinin yapılması ve meydana gelebilecek rahatsızlıkların erken tespit edilmesi sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesi konusunda yararlı olacaktır.Javanese Kedi Irkının Yatkın Olduğu HastalıklarBu ırk göz ve kalp rahatsızlıklarına yatkın bir yapıya sahiptir. Nystagmus ve şaşılık gibi görme sorunlarına sahip olabilecek Javanese kedi ırkı görme yeteneklerini destekleyecek olan içeriklere sahip olan mamalar ile beslenerek düzenli kontrolleri yaptırılmalıdır.Bu ırk doğumla beraber kalp hastalıklarına sahip olabilir. Javanese ırkı kedilerin hepsinde bu rahatsızlıklar görülmese de bu durumların meydana gelmemesi için gereken önlemler alınmalıdır. Aynı zamanda kedinin kalp hastalığından dolayı yağ oranı düşük mamaların tercih edilmesi gerekmektedir.Javanese Kedi Irkında BeslenmeGenel olarak kedilerin kilo almaya yatkın bir durumu vardır. Javanese kedi ırkı kilo alımına yatkın olmasa da iyi bir besleme uygulanmalıdır. Düşük tahıl içeriğine sahip olan mamaların kullanılması kedilerin sağlığını olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca Omega 3 ve Omega 6 içeriği bulunan mamalar tüy sağlığı açısından faydalı olacaktır. Farklı gıdalar ile besleme yapılması amacıyla konserve mama ve kuru mamayı beraber vermek gerekir. Aynı zamanda kediniz için evde de mama hazırlayabilirsiniz. Hazırlanan mamaların karbonhidrat oranı düşük protein oranı yüksek olmalıdır. Ayrıca mama içerisinde tuz ve yağ olmamalıdır.

Aşk Merdiveni Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Aşk merdiveni çiçeği, eğrelti otu ya da nephrolepis ismi ile de bilinmektedir. Aşk merdiveni sıklıkla tercih edilen salon bitkileri arasında yer almaktadır. Bu bitkinin anavatanı tropikal iklim bölgeleridir. Aşk merdiveni çiçeği nemli bölgelerde, ormanlarda ve bataklıklarda yetişmektedir. Bu bitki diğer türlere kıyasla gün ışığına ve susuzluğa karşı daha dayanıklı bir yapıdadır. Evlerde bitki yetiştiren kişiler tarafından sıklıkla tercih edilen aşk merdiveni genellikle sarkıtılarak yerleştirilmektedir.Bu bitki türünün çiçekleri bulunmamaktadır. Hoş görünümünün sebebi sık yapraklarıdır. Aşk merdiveni çiçeği tohum vermeyen bir bitki türüdür. Aşk merdiveninin tohum olarak nitelendirilen kısımları yaprakların arka tarafında bulunmaktadır. Bu tohumlar minik siyah noktalar şeklindedir. Bu tohumlar çok ufak olduğundan dolayı çimlendirme yapılması neredeyse mümkün değildir.Aşk çiçeğinin Latince adı nephrolepis exaltata olarak bilinmektedir. 2 metreye kadar yayılım göstermektedirler. Yılın her döneminde yeşil yapraklarını korumaya devam etmektedirler. Bu bitkinin pek çok çeşidi bulunmaktadır. En çok tercih edilen türü ise dyropteris exaldata olmaktadır. Bu türün yaprakları açık yeşildir ve kenarları oya süsüne benzemektedir.Aşk Merdiveni Çiçeği BakımıBakımı en rahat olan bitkiler arasında aşk merdiveni de yer almaktadır. Oldukça dayanıklı bir bitki türü olmasına rağmen bakımı aksatıldığında hastalanmakta hatta ölebilmektedir. Tropikal bir bitki türü olmasına rağmen uzun süre gün ışığı altında kaldığında yapraklarında kurumalar meydana gelebilmektedir. Aşk merdiveni çiçeği için uygun olan ortamlar yarı gölge ya da filtrelenmiş ışık alan yerler olmaktadır. Aşk merdiveni çiçeği nemli iklim bölgelerinden hoşlanmaktadır. Bu sebepten dolayı aşk merdiveni çiçeği yaz aylarında sık sık sulanmalıdır.Aşk merdivenleri ne çok sıcak ne de çok soğuk olan ortamlarda bulundurulmamalıdır. Kış aylarında aşk merdiveninin yetiştirildiği ortamın sıcaklığı 14-15 derecenin altında olmamalıdır. Bitkinin ihtiyacına bağlı olarak düzenli bir şekilde gübreleme yapılması gerekmektedir. Toprakta bulunan mineral ve vitaminlerin de düzenli olarak desteklenmesi gerekmektedir. Bu bitki çevre faktörlerinden oldukça etkilenmektedir. Sürekli olarak hava akımının bulunduğu ve cereyan olan yerlerden uzak tutulması tavsiye edilmektedir.Aşk Merdiveni Çiçeği ÇoğaltmaAşk merdiveni çiçeği için en sık tercih edilen çoğaltma yöntemi köklerden ayırma uygulamasıdır. Bu uygulama için çiçeğin kökünden çıkarılması ve uzayan ince kısımların ayrılması gerekmektedir. Elde edilen kısımlar yeni bitkilerdir. Bu bitkiler uygun bir saksı içerisine ekilerek düzenli olarak bakımı yapılmalıdır.Aşk Merdiveni Çiçeği SulamaAşk merdiveni çiçeğinin sulamasının doğru bir şekilde yapılabilmesi için dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır. Önemli noktalardan ilki bitkinin mevsim ihtiyacına göre sulama yapılmasıdır. Sıcak yaz aylarında bitki haftada iki defa olacak şekilde sulanmalıdır. Kış aylarında ise bitki susuz kalmayacak şekilde bir düzen oluşturulması gerekmektedir. Sulama yaparken bitkinin her kısmına su ulaştığından emin olunmalıdır. Sulama yapıldıktan sonra saksı tabağında su kalmamasına dikkat edilmelidir. Bitki sulaması yapılırken aynı ölçünün kullanılması ve aynı gün yapılması yararlı olacaktır.Aşk Merdiveni Çiçeği BudamaAşk merdiveni çiçeği budaması için uygun olan zaman bitkinin solduğu zamandır. Solan bitkinin budaması ile bitki daha sonraki dönemlerde yeniden canlı bir hal alacaktır. Budama yapıldıktan sonra kesilen kısmın üzerinin kapatılması gerekir. Bunun sebebi kesilen bölgenin içine hava akımının girmesine engel olmaktır. Kesilen bölgenin kapatılabilmesi için mum, soğuk silikon ya da yakıcı olmayan yapışkanlar kullanılabilir.Aşk Merdiveni Çiçeği Işığı Sever mi?Aşk merdiveni çiçeği ev ortamında yetiştirilmek isteniyorsa ışıktan uzak bir noktaya yerleştirmekten kaçınmak gerekmektedir. Eğer ışık almayan bir bölgeye yerleştirilirse yaprakları dökülecek ve sağlıklı bir gelişim sergilemeyecektir. Bitkinin doğal ortamına uygun olacak şekilde konumlandırılması gerekmektedir. Işık alan bölgeler aşk merdiveni çiçeği için uygun olacaktır. Yeterli ışık sağlanamadığında aydınlatıcılar ile desteklenebilir. Bitki karanlıkta kalırsa yapraklarını solup dökülecektir. Bitkinin az ışık alma gibi bir durumu var ise sulama oranı da azaltılmalıdır.Aşk Merdiveni Toprak DeğişimiAşk merdiveni çiçeğinin toprağı yılda bir kez değiştirilmelidir. Toprak değişimi için uygun olan zaman Nisan ayıdır. Toprak değişimi yaparken kullanılacak saksının en fazla bir numara olmasına dikkat etmek gerekmektedir.Aşk Merdiveni Çiçeği Nerede Yetişir?Aşk merdiveni çiçeğinin hava akımının fazla olduğu bölgelerden uzak tutulması gerekmektedir. Kış aylarında bitkinin bulunduğu ortamın sıcaklığı 14-15 derecenin altında olmamalıdır. Rüzgarın bitkiyi sallaması ile beraber bitkinin sap kısmında oynamalar meydana gelir ve kök kısmında hava akımının girmesine neden olur. Bu sebepten dolayı bitkinin kapı ağzı ve pencere önlerinden uzak tutulması gerekmektedir.Aşk Merdiveni Çiçeği Vitamin TakviyesiBu konuda bilinmesi gereken nokta bitkinin sağlıklı olduğu dönemlerde vitamin uygulaması yapılmasının zorunlu olmamasıdır. Eğer bitkinin yaprak kısımları solmuş ve bu sebepten dolayı budama yapılmışsa sonrasında vitamin takviyesi yapılabilir. Bu sayede bitki hem sağlıklı bir gelişim sergileyecek hem de daha canlı bir hal alacaktır. Sulamada her zaman kullanılan ölçeğin içerisine vitamin eklenip karıştırılarak bitkiye verilmelidir. Bu işlem 15 günde bir ya da ayda bir kere tekrarlanabilir.Aşk Merdiveni Çiçeği İçin Zararlı Olan Etkenler·     Aşırı derecede yapılan sulamalar aşk merdiveni çiçeğine zarar verecektir.·     Saksının alt kısmında delik bulunmuyorsa ve su deliklerden taba akmıyorsa bitki zarar görür.·     Hasta olan başka bir bitki ile yakın konumlandırılmamalıdır.·     Toprak kalitesi düşük ve yetersiz vitamin takviyesi yapılıyorsa bitki cansızlaşır.·     Bitkide meydana gelen hastalıklar çözüme kavuşturulmazsa git gide daha kötü bir hal alacaktır.

Dua Çiçeği (Calathea) Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Kalın yaprakları ve sade görünümü ile ev dekorasyonlarında sıklıkla tercih edilen bir türdür. Dua çiçeği bulunduğu ortama otantik bir hava katmaktadır. Bitki yetiştiricilerinin gözde çiçeklerinden biri olan dua çiçeği bulunduğu ortamda göze çarpmaktadır. Dua çiçeği, Marantaceae familyasının içerisinde yer almaktadır. Dua çiçeği Maranta cinsine ait olan bir bitkidir. Dua çiçeği ile benzerlik gösteren 20 adet alt tür mevcuttur. Genellikle salon çiçeği olarak yetiştirilmektedir. Yapraklarının orta kısımlarında farklı renkte desenler bulunmaktadır.Dua Çiçeği ÖzellikleriDua çiçeğinin çeşidine göre sahip olduğu nitelikler farklılık gösterebilmektedir. Ancak dua çiçeğinin genel özellikleri şu şekilde sıralanabilir:·     Güzel görünüme sahip olan bir bitki türüdür.·     Bilimsel adı Maranta’dır. Bilimsel adını İtalyan botanikçi Bartalomeo Maranta’dan almaktadır. Bunun sebebi ise çiçeği bu kişinin keşfetmiş olmasıdır.·     Yaprak kısımları desenlidir.·     Aşırı derecede büyük olan saksılardan hoşlanmazlar.·     Güneş battığında bitkinin yaprak kısımları dua eden bir kişinin ellerine benzemektedir.·     Yetiştirilirken özel bir toprağa ihtiyaç duyulmamaktadır.·     Nemi seven bir bitki türüdür.·     22 adet dua çiçeği çeşidi mevcuttur.Dua Çiçeği BakımıDua çiçeğinin bakımının günlük olarak düzenli bir şekilde yapılması gerekmektedir. Sıcaklığa karşı hassas bir yapıda olan bu çiçek için uygun koşullar sağlanmalıdır. Çiçek konumlandırılırken özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Değişik bakı açılarına sahip olan evlerde konumlandırmaya dikkat edilmelidir. Sulama yapılırken bir düzen sağlanmalıdır. Yaz aylarında çok, kış aylarında ise az sulama yapmaya özen gösterilmelidir.Dua Çiçeği Nasıl Yetiştirilir?Sıcağı seven bitki türleri arasında yer almaktadır. Sıcağı seven bir bitki olması sebebi ile soğuk havalardan korunması gerekmektedir. Eğer soğuk havalarda gerekli önlemler alınmazsa yapraklarda kurumalar meydana gelir. Dua çiçeği için ideal olan ortam sıcaklığı 23 derecedir.Kış aylarında ise 18 dereceye kadar dayanıklılık göstermektedir. Kış aylarında yapraklarda kurumalar meydana gelse de yazın yeniden canlı yapraklar ortaya çıkacaktır. Sıcak havalardan hoşlanan bir bitki olsa da bu durum güneş ışıkları için geçerli değildir. Bu sebepten dolayı dua çiçeği için uygun olan ortamlar yarı gölge yerlerdir. Yapılması gerekenler arasında tıpkı diğer bitkilerde olduğu gibi mevsime göre sulama uygulaması yer almaktadır. Yaz aylarında sulama sıklığı artırılırken kış aylarında sulama sıklığı azaltılmalıdır. Sulama yapılırken dikkat edilmesi gereken konu suyun soğuk olmamasıdır. Aksi halde çiçekler çürüyecektir.Dua Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?Dua çiçeğinin çoğaltma işlemi oldukça kolaydır. Yeni elde edilen dua çiçekleri çok rahat bir şekilde yetiştirilebilir. Çoğaltma işlemi kök kısmından gelen taze ve yeni sürgünler ile gerçekleştirilmektedir. Belirlenen kökler dikkatli bir şekilde yerinden çıkarılmalıdır. Elde edilen kısım bir bardağın içerisine yerleştirilmelidir.Elde edilen sürgünlerin kök kısımları tamamen suyun içerisinde olmalıdır. Köklerdeki filizlenmeler her gün düzenli bir şekilde takip edilmelidir. Daha sonra filizlenen dua çiçeği kaliteli bir toprakla beraber bir saksıya dikilmelidir. Dua çiçeğinin can suyu sprey şişesi yardımıyla verilmelidir. Zaman içerisinde dua çiçeği güzel bir gelişim sergileyecektir.Dua Çiçeği Toprak ve Saksı DeğişimiDua çiçeğinin toprak değişimi yapılırken bazı durumlar göz önünde bulundurulmalıdır. Toprak değişiminde dikkat edilmesi gereken konular ise şu şekildedir:·     Kaliteli mineral içeriğine sahip olan toprak kullanılması gerekmektedir.·     Toprak değişimi için uygun olan zaman bahar aylarıdır.·     Dua çiçeğinin toprağı yılda bir defa olacak şekilde değiştirilmelidir.Dua çiçeğinin yetiştirileceği saksının genel özellikleri ise şu şekildedir:·     Dua çiçeğinin kök kısımlarının içerisinde rahat olabileceği geniş saksılar kullanılmalıdır.·     Çiçek boyutundan bir miktar daha büyük bir saksı seçimi uygun olacaktır.·     Alt kısmında delik bulunan saksılar dua çiçeğinin sağlığı açısından daha faydalı olacaktır.Dua Çiçeği Nasıl Sulanır?Dua çiçeği nemi seven bir bitki türüdür. Bu nedenle neme fazla ihtiyaç duymaktadır. Dua çiçeğinin toprağı düzenli aralıklar ile kontrol edilmelidir. Bu kontroller sayesinde eşit oranda su takviyesi yapılabilir. Yetiştirilen ortam kuru ise yüksek bir nem ihtiyacı duymaktadır. Özellikle yazın bitkinin nem dengesinin sağlanması için yapraklara da su püskürtülmelidir.Dua çiçeğinin haftada bir defa sulanması idealdir. Dua çiçeğinin toprağı kuru olmamalıdır. Dua çiçeğinin sulaması yapılırken dinlendirilmiş su tercih edilmelidir. Çiçeği ılık su ile sulamak sağlığı açısından daha yararlıdır. Sulama yapıldıktan sonra saksı tabağında bulunan su dökülmelidir. Saksı tabağında su biriktiğinde bitki çürüyebilir.Dua Çiçeğinin AnlamıÇiçek adını, gece gündüz değişimi meydana gelirken sergilediği hareketlerinden almaktadır. Gündüzden geceye geçiş esnasında dua çiçeğinde fiziksel ufak farklılaşmalar ortaya çıkar. Gece saatlerindeyken dua çiçeğinin şekli, dua eden bir insanın ellerinin şekline benzemektedir. Çiçek adı da temelde buradan gelmektedir.Dua çiçeğinin içerisinde yer aldığı cinsteki tüm çiçekler aynı hareketleri sergilediği için aynı isimle anılmaktadır. Dua çiçeği de adını aslında bakılırsa bu hareketlerden almaktadır.Dua Çiçeği Yaprakları Neden Kurur?Dua çiçeğinin yaprak kısımlarında kuruma meydana gelmesindeki nedenler şu şekildedir:·     Bitkiye fazla sulama yapılması yapraklarının kurumasına yol açacaktır.·     Yetiştirildiği ortamın havasına göre de yapraklar kuruyabilir.·     Klima benzeri ısıtıcıların bulunduğu ortamlarda dua çiçeğinin yaprakları zarar görebilmektedir.Dua Çiçeği ÇeşitleriCalathea Ecuadoriana: Dua çiçeğinin bu çeşidi tropikal nemli dağ ormanlarında gelişim göstermektedir. Bu türü yaprakları iridir. Aynı zamanda yaprakların üst kısımları koyu yeşil ve alt kısımları ise koyu kırmızı renklidir.Calathea Louisae: Dua çiçeğinin bu çeşidi yaklaşık olarak 80 santimetreye kadar ulaşabilmektedir. Yaprak kısımlarında ise koyu ve açık renkli çizgiler bulunmaktadır.Calathea Lancifolia: Bu türün yaprakları ince ve uzundur. Boyutları 45 santimetreye kadar ulaşabilmektedir. Yaprakların üst bölgelerinde koyu yeşil desenler bulunurken alt bölgelerinde morluklar bulunmaktadır.Calathea Ornata: Bu türdeki dua çiçeklerinin yaprak yapısı ince ve uzundur. İlaveten üzerinde şerit biçiminde ince çizgili desenler bulunmaktadır. Bitkinin renk tonu soluk yeşildir. Calathea Makoyana: Bu bitkinin boyutları yaklaşık olarak 45 santimetreye erişmektedir. Yaprak kısımlarının zemin rengi soluk yeşildir ve üzerinde mürekkep lekesine benzeyen koyu yeşil desenler bulunmaktadır.Calathea Roseopicta: Yaprakları fazlasıyla büyük olan bu bitkinin yapraklarının altı kırmızı damarları ise pembe-beyaz tonlardadır. Yaprakları ipeksi bir yapıya sahiptir. 50 santimetreye kadar uzayabilmektedir.Calathea Orbifolia: Yaprak kısımları iri ve yuvarlak bir yapıdadır. Yaprakları beyaz ve açık yeşildir.Calathea Warscewiczii: Dua çiçeğinin bu türünde sarı ve beyaz renkli çiçekler açmaktadır. Bitkinin yaprakları geniş ve yeşil renklidir.Calathea Veitchiana: Dua çiçeğinin bu türü tropikal iklimlerde yetişmektedir. Yaprak kısımları kelebeğe benzemektedir. Yaprak yüzeyinde açık ve koyu desenler vardır.

Ayı Pençesi Çiçeği (Acanthus Mollis) Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Ayı pençesi çiçeği, zeminde daimi bir odunsu yapıda sapı bulunmayan otsu, uzun ömürlü bir bitkidir. Diken manasına gelen akanthos sözcüğünden türetilerek bitki adını almıştır. Bitkinin adı, dikenli çanaklarına uygun olacak şekildedir. Mollis sözcüğü ise Latince kökenli olup yumuşak ve pürüzsüz anlamına gelmektedir. Bu sözcük ise yaprakların yumuşak dokusuna atıfta bulunmaktadır.Bu bitki Acanthaceae ailesinin içerisinde yer almaktadır. Ayı pençesi çiçeği yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz ikliminden hoşlanmaktadırlar. Ayı pençesi çiçeği yaygın olarak Güney Avrupa’da Portekiz ve Afrika’dan Hırvatistan’a kadar olan bölgelerde bulunmaktadır.Popüler bir türdür ancak bazı bölgelerde ayı pençesi çiçeğinin istilacı olduğu düşünülmektedir. Avustralya'da istiridye bitkisi olarak da bilinmektedir. Bu bitkinin çiçekleri olmasına rağmen parlak yeşil yaprakları da oldukça heybetli ve dikkat çekicidir. Ayı pençesi çiçeğinin yeşilliği derinlemesine loblanır.Ayı pençesi çiçeğinin tarihi bir değeri de bulunmaktadır. Acanthus Mollis yapraklarının Korint sütununun tacını modelleyebilmek için Antik Yunan heykeltıraşına ilham verdiğine inanılmasından tarihi bir değer taşımıştır. Ayrıca Antik Yunan şairleri ünlü Truva Helen’i ayı pençesi çiçeğinin yapraklarından yapılan bir elbiseyi giymiş şekilde tanımlamaktadırlar.Ayı Pençesi Çiçeği BakımıDoğru şartlar sağlandığında ayı pençesi çiçeği sağlam olmakta ve kendi kendine yetmektedir. Ayrıca bu bitkiyi fazla şımartmaya gerek yoktur. Bununla beraber, sıcak bölgelerde yetiştirildiğinde, taze yaprakları teşvik etmek için çiçeklenme döneminden sonra bitkinin budanması önerilmektedir. Budama uygulamasında en iyi yaklaşım, düşen yaprakları kesmek ya da budamak için bahar gelene kadar beklenmesidir.Ayı Pençesi Çiçeği Koku ve ÇiçeklenmeBu bitki yaprak gruplarının üstünde gelişen bir çiçeklenmeye sahiptir. Genel olarak 20-40 santimetre uzunluğunda silindirik biçimli çiçek çivileri bulunmaktadır. Ayı pençesi 120 adet çiçek üretebilir. Bitkinin beyaz çiçekleri çoğunlukla yeşil ya da mor renkli desenlere sahiptir.Acanthus Mollis bitkisinin çiçeklenme dönemi ilkbahar aylarının sonları ya da yaz aylarının başlarıdır. Bitkinin tomurcukları geç ilkbahar donlarından kolayca etkilenebilmektedir. Bu sebepten dolayı bitkinin çiçeklenme hususunda hassas olduğu bilinmelidir.Ayı Pençesi Çiçeği Büyüme ve BoyutÇiçeklenme ile beraber 121 santimetrelik bir uzunluğa erişebilirler. Bitkinin yaprakları yeşil renkli ve yumuşaktır. Genel olarak 40 santimetre uzunluğunda ve 20 santimetre genişliğinde gelişim göstermektedir.Ayı pençesi çiçeği genel olarak kök kısımlarından ve tohumlarından büyür. Ayı pençesi çiçeği için uygun koşulların sağlaması ile beraber uzun yıllar boyunca canlı kalmaya devam ettikleri bilinmektedir.Ayı Pençesi Çiçeği SulamaBu bitki dayanıklı bitkiler arasında yer almaktadır. Kuraklığa karşı oldukça dirençli bir yapıya sahiptir. Bununla beraber bitki sulamasının düzenli bir şekilde yapılması tavsiye edilmektedir. Haftada bir ya da iki defa sulama yapılması yeterli olacaktır. Bir hafta içerisinde 3 santimetre küp su verilmesi gereklidir.Sulama yapılırken fazla olmamasına ve kök kısımlarının boğulmamasına dikkat edilmelidir. Ayı pençesi çiçeği ağır besleyiciler değildir. Çiçeklenme döneminde sıvı gübre uygulaması yapılmalıdır. Sıvı gübre uygulaması için uygun olan dönem çiçeklenmenin başladığı ilkbahar ya da yaz aylarıdır. Gübrenin dengeli ve bitkinin ihtiyaç duyması halinde yapılması gerekmektedir.Ayı Pençesi Çiçeği Isı ve Işık İhtiyacıGüneş ışığından hoşlanan bitki türleri arasında yer almaktadır. Bu bitkiler doğal ortamlarında bir sürü doğal ışık almaktadırlar. Sağlıklı kalması ve düzgün bir gelişim gösterebilmesi için gün içerisinde birkaç saat güneş ışığı aldığından emin olunmalıdır. Genel olarak tam güneştense kısmi gölgeli yerleri tercih etmektedirler.Her ne kadar güneş ışığına ihtiyaç duyan bir bitki olsa da sıcak iklimlerde daha fazla gölgeye ihtiyaç duymaktadırlar. Ayı pençesi çiçeğinin sıcak olan öğleden sonraki güneşten korunması gerekmektedir. Bu bitkinin yaz sonunda uykuda olabileceği bilinmesi gereken bir konudur. Ancak sıcaklıklarda artış meydana gelirse yeniden canlanacaklardır.Ayı Pençesi Çiçeği Toprak NakliAyı pençesi çiçeği zengin içerikli topraklardan hoşlanmaktadırlar. Bitki toprağına daha çok kompost ya da organik ürün ilave edildikçe daha sağlıklı bir gelişim sergileyecektir. Bilhassa genç bitkiler için bu durum önemlidir. Bitkinin olgun bir hale gelmesinin ardından fakir topraklarda da gelişim gösterebilir.Aynı zamanda toprağın iyi drene olduğundan emin olunması gerekmektedir. Aksi bir durumda, kök kısımları bilhassa yılın soğuk dönemi olan kış aylarında çürüyecektir. Toprağın ideal pH düzeyi 6,5 ve 7,5 arasında olmalıdır.Ayı Pençesi Çiçeği ÇoğaltmaAyı pençesi çiçeğini tohum, bölme ve kesme şeklinde çoğaltmak mümkündür. Doğru şartlar altında, bitki kendi kendine güçlü bir biçimde yayılabilmektedir. Tohumlar gelişirken, bahar tohumlarının ekilmesi için en ideal zamandır.Bununla beraber, tohum yolu ile yetiştirilen bitkilerin çiçek açması uzun bir sürede gerçekleşmektedir. Bölerek çoğaltma daha sık tercih edilen uygulamalardan olmaktadır. Ayı pençesi çiçeğinin uzun musluk köklerinin bulunması sebebiyle bölmenin en iyi seçeneği, sonbahar esnasında bitkinin köklerine bir kürek sokulmasıdır.İlkbahar aylarında, kökler ana bitkide hasar oluşturmadan transfer edilebilen bir dizi bebek bitkisi yetiştirecektir. Diğer bir taraftan, bitkileri kesim yolu ile çoğaltmak istiyorsanız, ilkbahar ya da sonbahar aylarında kesimlerin köklendirilmesi tavsiye edilmektedir.

Cymric Kedisi Özellikleri Nelerdir? Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Bu cinsteki kedilerin doğal mutasyonlar neticesinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Cymric cinsi kediler oldukça köklü bir geçmişe sahiptir. Keşfedilmeleri ilk olarak 18.yüzyılda olmuştur. En çok dikkat çeken özellikleri kuyruklarının olmamasıdır. Anavatanları Isle of Man adası olarak kabul edilmektedir. Bu ada Birleşik Krallık’a bağlıdır ve cymric cinsi kediler gemiler aracılığı ile dünyaya yayılmıştır.Farklı fiziksel özellikleri ve sevimli duruşları sayesinde dikkatleri üzerlerine çekmektedirler. Anavatanı olarak kabul edilen Isle of Man adası da bu kediler sayesinde dünyaya adını duyurmuştur. İlk olarak 94 yılında kendi başına bir kedi ırkı olarak kabul edilmişlerdir. Farklı olmasına yol açan tek özellik kuyruklarının olmayışı değildir. Kiloları bakımından da diğer kedi cinslerinde ayrı bir yere sahiptirler.Yetişkin olan cymric kedilerin ağırlığı 6 kilogramdan başlamaktadır. Tombul bir yapıya sahip olan bu kedilerin kilosu 6’dan da fazla olabilmektedir. Evlerini ve kendi alanlarını koruma içgüdüsüne sahip olan bir ırktır. Bu karakter özellikleri dolayısı ile bekçi köpeklerine benzetilmektedirler.Cymric Kedisinin Genel Özellikleri·     Cymric cinsi kedilerin atası olarak Manx cinsi kediler kabul edilmektedir.·     Birleşik Krallık’a bağlı olan Isle of Man anavatanları olarak kabul edilmektedir.·     Orta büyüklüğe sahip ırklar arasında yer almaktadırlar. Ancak buna rağmen diğer evcil kedi ırklarına kıyasla daha fazla ağırlığa sahiptirler. Genellikle 6 kilogram olan bu kediler daha da kilolu olabilmektedirler.·     Tüy yapısı katmanlı ve kalındır. Aynı zamanda uzun ve yumuşaktır.·     Kürklerinin rengi farklılık gösterebilmektedir. Genellikle tek renkli olmamaktadırlar. Farklı farklı desen ve renkte olabilmektedirler.·     Göz yapısı yuvarlak ve büyüktür.·     Vücudu tombul ve kafası da bu yapıya uyumlu bir haldedir.·     Geç olgunlaşan bir kedi ırkı olduğundan dolayı yetişkinliğe ulaşmaları 5 yaşını bulabilmektedir.·     Cymric kedilerinin avcılık yetenekleri oldukça gelişmiştir.·     Fazlasıyla zeki bir kedi cinsidir.·     Tehlikeye duyarlı ve temkinli olmaları sebebiyle bekçi köpeklerine benzetilmektedirler.·     Kendilerini ve yaşam alanlarını korumaktan kaçınmazlar.·     Günlerinin bir kısmını oyun oynayarak geri kalan kısmını ise dinlenerek geçirmektedirler.·     Sahibine son derece bağlı olan cymric kedileri sahipleri ile zaman geçirmeyi sevmektedirler.·     Fazlasıyla sosyal hayvanlardır. Hem beraber yaşadığı insanlar ile hem de diğer evcil hayvanlar ile olumlu bir iletişimleri vardır.·     Yalnız kalmaktan hoşnut olmazlar. Sık sık seyahat eden kişiler için cymric kedileri uygun değildir.·     Yapılarından dolayı kilo almaya eğilimleri vardır.·     Ömürleri yapılan bakımlara göre değişiklik gösterebilmektedir. Ancak ortalama olarak 14 yıllık bir yaşam süresine sahip oldukları söylenebilir.Cymric Kedisi Fiziksel ÖzellikleriVücut YapısıCymric kedileri kompakt bir vücut yapısına sahiptirler. Bu sayede görüntüleri dengeli olmaktadır. Kaslı ve sağlam iskeletleri sayesinde yetişkinliklerinde oldukça diri durmaktadırlar. Kemikleri sağlam ve kalındır. Omuz bölgeleri geniş ve omuzlarından sağrıya kadar kısa, pürüzsüz görünen sırtları vardır.Sağrı bölgeleri oldukça geniş ve yuvarlar bir yapıdadır. Yuvarlak kafa, yuvarlak göz, yeteri kadar açık kulaklar ve uzun tüyleri ile zarif bir görüntüye sahiptirler. Ön taraftaki bacakları kısa, arka bacaktaki bacakları ise uzun ve oldukça güçlüdür.KafaCymric kedilerinin kafaları yuvarlar ve enine uzun bir yapıya sahiptir. Vücutları ile kıyaslandığında orta boyda kafaları vardır. Yetişkin dişi kedilerdeki yanak kısımları daha çıkık bir şekilde, gıdı kısımları sarkık ve belirgindir.Çeneleri yeteri kadar güçlüdür. Yüz hatları oldukça keskin, kulak ve gözleri avcı kedilerde olması gerektiği oranda açıktır. Bıyık perdeleri yuvarlar bir haldedir. Boyun kısımları yuvarlak ve kalın olan cymric kedilerinin burunları basık ve alınları orta seviyede yuvarlaktır.Bacak ve AyaklarBacak kısımları son derece sağlam ve kaslı bir yapıya sahiptir. Ön taraftaki bacakları arka bacaklar ile kıyaslandığında belirgin bir biçimde daha kısadır. Arka bacaklar kaslı ve güçlüdür. Bacaklarının boyutları arasında fark olsa da denge konusunda herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Pati kısımları orta boyutta ve yuvarlak hatlıdır.KulaklarCymric kedilerinin kulakları orta boyda ve geniş aralıklıdır. Kulakların taban kısımları genişken uç kısımlara doğru hafif bir şekilde sivrilme fark edilmektedir. Vücutlarında ve kafalarındaki tüyler yoğun bir şekilde olsa da, bu bölgeler ile kıyaslandığında kulaktaki tüyler seyrek bir yapıdadır. Yeteri kadar açık ve dik bir şekildedir.KuyrukCymric kedilerinin kuyrukları diğer kedilerin kuyruklarına benzememektedir. Tamamen kuyruksuz değillerdir ancak neredeyse kuyruksuz bir görüntü vardır. Cymric kedilerinin kuyruk kısımları çok ufak olduğu için ilk bakıldığında olmadığı düşünülebilir. Cymric kedilerden doğan yavruların bazen tam kuyruklu bazen de yarım kuyruklu oldukları görülmektedir.GözlerGöz kısımları yuvarlar ve geniş açılıdırlar. Gözlerin dış kenar kısımlarında ufak bir çıkıntı bulunmaktadır. Göz renklerindeki dağılım desen renkleri ile uyumluluk göstermektedir. Genel olarak bakır, yeşil, amber, turuncu, hazel, altın ve sarı renkli olmaktadırlar.RenkUzun tüylü kedi cinsleri arasında yer almaktadırlar. Cymric kedilerinin tüyleri uzun yapısı, farklı renk ve göz alıcı desenleri ile oldukça dikkat çekicidir. Tüy renkleri, beyaz, turuncu, siyah, mavi, gümüş, krem, kahverengi ve kaplumbağa kabuğu olabilmektedir.TüyTüy yapısı sık ve uzundur. Dokunulduğunda ipeksi bir yumuşaklık hissedilir. Tüylerinin yoğun olması sebebi ile dolgun bir görünüme sahip olmaktadırlar. Mevsim geçişlerinde tüy yapısı değişiklik gösterebilmektedir. Tüylerin uzun olmasından dolayı düzenli olarak taranmalıdır.Cymric Kedisi BakımıEn önemli nokta tüylere yapılacak olan bakımdır. Tüylerin düzenli bir şekilde taranması gerekmektedir. Yapılacak olan tarama sayesinde ölü tüylerden kolaylıkla arındırılır. Çok nadirde olsa ılık su ile banyo yaptırılması tavsiye edilmektedir.Diğer kedi türlerinde olduğu gibi cymric kedilerinde ağız sağlığı son derece önemlidir. Peridontal rahatsızlıkların oluşmasına engel olabilmek için düzenli olarak fırçalama yapılmalıdır. Bu sayede ağızda meydana gelecek hastalıkların önüne geçilmiş olur. Son derece oyuncu bir karaktere sahiptirler.Bu özellikleri nedeniyle çok hareketlidirler. Ev ortamının hijyenik olmasına ve açık alanlarda çöp kovası olmamasına dikkat edilmelidir. Kedinin oyuncaklarının da düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerekmektedir.Tırnaklarının da düzenli olarak kesilmesi ve bakımının yapılmasına özen gösterilmelidir. Ancak kesim yapılırken kılcal damarlara yakın olmamasına dikkat edilmelidir.

Kaladyum Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Kaladyum çiçeği sıcak havayı sevmektedir ve eşsiz güzelliğe sahip olan yaprakları bulunmaktadır. Evlerde yetiştirilebilen uzun ömürlü bir bitkidir. Kaladyum çiçeğinin ok şeklindeki, ince, geniş yaprakları çok farklı renk ve desenler gösterebilirler. Bu yapraklarda yeşil, beyaz, pembe ve kırmızı renklerde benekler, damarlar veya çizgiler olabilir. Kaladyum bitkisinin aslında sadece yaprakları vardır. Bu bitki esasında yaprakları için yetiştirilse de spata ya da diken şeklinde gelişen çiçeklerde üretebilmektedirler. Yumrulu olan kaladyum çiçeğini ilkbahar aylarında don olayları bittikten sonra ekilebilir. Dış görünüşü açısından oldukça dikkat çekici olsa da hayvanlar ve insanlar için zehirli olduğu unutulmamalıdır.Kaladyum Çiçeği BakımıBitki yetiştiriciliği ile uğraşanların çoğu kaladyum çiçeğini görüntüsü için ya da sadece yetiştirmek amacıyla evlerinde veya bahçelerinde bulundurmaktadır. Bu bitki hem ev hem de dış mekanlara uyum sağlayabilir. Mevsimlik bir bitki olan kaladyum çiçeği ilkbahar aylarından sonbahar aylarına kadar gelişim göstermektedir. Yaz mevsiminde ise coşmaktadırlar. Bitkinin bütün enerjisini yapraklara verebilmesi için spatalar büyüdükleri anda budanmalıdır. Bu bitkinin dinlenme evresi sonbahar ya da kış aylarına denk gelmektedir. Bu dinlenme dönemi havanın sıcaklığı ile veya ışık döngüsü ile değil bitkinin ne kadar süredir gelişim gösterdiği ile alakalıdır.Kaladyum çiçeği tropik yerlerde bile mevsimlik bir bitkidir. Tropik bölgelerde bitki yetiştiricileri kaladyum çiçeğini, ihtiyaç duydukları sıcaklık ve nem ile güzel bir şekilde gelişebilecekleri ilkbahar ve yaz aylarında dikmektedirler.Kaladyum çiçekleri ev ortamında yetiştirildiğinde bakımında ideal olan bol ısı, parlak ama doğrudan olmayan ışık ve bol nemdir. En düzgün koşullar altında bile kaladyum yaprakları, kökten uca kadar kurumadan ve bitki son derece normal olarak karşılanan durgunluk evresine girmeden önce sadece birkaç ay dayanabilir.Kaladyum Çiçeği Toprak SeçimiKaladyum çiçeğinin toprak ile turbamın nemli karışımı gibi iyi drene edilmiş ve verimli bir toprağa dikilmesi gerekmektedir. Bahçe toprağı da aynı şekilde iyi drene edilmiş ve verimli olmalıdır. Uygun olan toprak pH seviyesi ise 5,5-6,2 aralığındadır. Toprağın kısmen asidik bir yapıda olması gerekmektedir.Kaladyum Çiçeği SulamaKaladyum çiçeğinde yapraklar çıkmaya başladığında toprağı dengeli bir biçimde nemli tutabilmek amacıyla gerektiğinde sulama yapılmalıdır. Bitkinin kurumasına izin verilmemelidir. Bitkinin yaprak kısımları kökten uç kısma kadar kurumaya başladığında sulamanın kesilmesi gerekmektedir. Bir sonraki gelişim evresinde yapraklar tekrardan meydana gelince sulama yapmaya devam edilebilir.Kaladyum Çiçeği Işık İhtiyacıKaladyum çiçekleri ev ortamında yetiştirildikleri zaman dolaylı ışığı veya kısmen gölge ortamları tercih etmektedirler. Yaprak kısımları ne derecede dar olursa dayanabilecekleri güneş ışığı da o kadar çok olmaktadır. Kaladyum çiçeğinin dış ortamlarda saksıda yetiştirilmesi ışık hususunda daha kontrollü olunmasını sağlamaktadır. Bazı iklimlerde saksı içerisindeki kaladyum çiçekleri dikkatli bir biçimde izlendikleri sürece tam güneş ışığı altında da gelişebilirler. Bahçede yetiştirilmek isteniyorsa tamamen gölge ortamlar yerine orta seviyede gölgeli yerler tercih edilmelidir. Bitki tamamen güneş ışığı altında kaldığı taktirde yaprakları kurumaya başlayacaktır.Kaladyum Çiçeği Isı ve Nem İhtiyacıBu bitki türü için hava sıcaklığı ne kadar yüksek ise o kadar iyi olmaktadır. Eğer mümkün ise 21 derece sıcaklığa sahip olan ortamlarda konumlandırılmalıdır. Yumrular bu sıcaklıklarda gelişim sergileyecektir. Nem derecesinin hem işe yarar olması hem de yüksek olması oldukça önemlidir. Kaladyum çiçeği dış ortamlara ekilecekse de saksıya koyulan yumruların yaşanılan bölgedeki son don tarihinin sonrasında başka bir saksı içerisine transfer edilmelidir. Hatta kaladyum çiçeğinin turbadan oluşan saksılara alınması çok daha pratik olacaktır.Kaladyum Çiçeği GübrelemeKaladyum çiçeği gelişim evresi süresince haftada bir defa sıvı gübre ile beslenebilir. Aynı zamanda yavaş salınımlı topraklardan da faydalanılabilir.Kaladyum Çiçeğinin ÇoğaltılmasıBitkiler sonbahar aylarında veya kış başlangıcında kökten uç kısımlara kadar kuruduğunda yumruları bir torba içerisinde korunabilir. Bir sonraki gelişim döneminde saklanan bu yumrular yeniden ekilebilir. Olgunlaşan kaladyum çiçeğinin yumruları şu aşamalar izlenilerek bölmek mümkündür:1.    Yaprak kısımları sonbahar aylarında ya da kış aylarının başlarında kökten uca doğru kuruduğunda temiz ve keskin bir alet ile yumrular kesilmelidir. Tomurcuğu veya budağı olan her yeni yumrunun gelişebileceği en az bir yer olduğundan emin olunmalıdır. Yumrular ya aynı saksı içerisinde kuru bir biçimde tutulmalı ya da koparılıp temizlendikten sonra korunmak amacıyla bıçkı tozunun veya kumun içerisine koyulmalıdır. Kök çürümesine engel olmak için yumruların kallus meydana getirerek iyileşmesi beklenmelidir.2.    Sağlıklı numunelerin kaybının en düşük seviyeye indirilmesi amacıyla yumrular 12 derecenin üzerindeki ısıya sahip olan bir ortamda tutulmalıdır.3.    Yumruları, bir sonraki gelişim dönemi başladığında ve toprağın ısısı 21 derecenin üzerine çıktığında dışarıya ya da kalluslu bölge alta gelecek biçimde tekrar saksı içerisine yerleştirilmelidir.Kaladyum Çiçeği ÇeşitleriKaladyum çiçeğinin çok sayıda çeşidi mevcuttur. Bu çeşitler kırmızı, yeşil, pembe, beyaz ve hatta turuncu renkte olabilir. Genellikle bu bitkinin çeşitleri adsız bir şekilde satışa sunulmaktadır. Neredeyse bütün kültivarların atası, anavatanı Güney Amerika olan C. bicolar’dır. bu çeşit bazı kaynaklarda C. hortulanum olarak da geçmektedir. İnceleyeceğiniz bitki çeşidini görünüşüne göre tercih edebilirsiniz. Belli başlı kaladyum çiçeği çeşitleri şu şekildedir:·     Caladium “Creamsicle”: Bu çeşit oldukça hızlı bir şekilde gelişim sergilemektedir. Kaladyum çiçeğinin yeşil renkli geniş yapraklarında, parlak beyaz damarlar ve canlı bir kırmızı renk görülebilir.·     Caladium “Puppy Love”: Bu çeşit aileye sonradan katılmıştır. Bu türün yaprakları kenarları yeşil ile çevrili ve pembedir. Bazı iklim bölgelerinde tam güneş altında yetişebilmektedir.·     Caladium “White Christmas”: Parlak ve ağır bir beyaz tabaka ile çevrili olan geniş, ok şekilli yaprakları yeşil renktedir. Bu çeşidin sergilediği renk uyumu eşsizdir.·     Caladium “Miss Muffet”: Bu çeşit kaladyum çiçekleri cücedir ve sadece 20 santimetreye erişebilmektedir. Limon yeşili yapraklarının üzerinde pembe benekler bulunmaktadır.Yaygın Görülen HaşerelerKaladyum çiçeği tahribata yol açan haşerenin istilasına çok fazla uğramamaktadır. Bununla beraber, yaprakları çiğneyip bitkinin canlılığını sömürmek için spesifik tekniklere ihtiyaç duyan çekirgelerin ve tırtılların saldırısına maruz kalabilirler. Yaprakları sömüren ve böcek ilacı bulunduran sabunlar yardımı ile engellenen diğer bazı haşere türleri ise şunlardır:·     Pamuklu bitler·     Akarlar·     Yaprak bitleri·     Beyaz sinekler·     Kirpik kanatlı böceklerKaladyum Çiçeğinde Yaygın Olarak Karşılaşılan ProblemlerKaladyum çiçeğinin yaprakları genellikle göz alıcı ve renklidir. Bu yüzden kaladyum çiçeğindeki problemler kolay bir şekilde fark edilebilir. Bitkinin yaprak kısımları nahoş bir renk alsa bile sorunun çözümü oldukça kolay olabilmektedir.·     Yaprakların KararmasıKaladyum çiçeğinin yaprak kısımları birçok sebepten dolayı kararabilir. Kaladyum çiçeğinin kararmasına sebep olan birkaç neden şu şekildedir:Bitki fazla kuru olabilir.Bitki aşırı derecede direk güneş ışığına maruz kalmış olabilir.Bitkinin nem dengesi yeterli seviyede olmayabilir.Bitkiye çok fazla gübreleme yapılmış olabilir.·     Yaprakların SararmasıBitki çok fazla sulandığında, az sulandığında, çok fazla ışık ile karşı karşıya kaldığında veya nem ve ısı ile ilgili bir sorun yaşandığında yaprak kısımlarında sararmalar meydana gelmektedir. Yaprak sararmasına, bitkide, nitrojen, magnezyum veya demir eksikliği yaşandığında ya da bitki besin kıtlığı çektiğinde de rastlanabilmektedir.

Ful Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Filipinler ve Endonezya’nın ulusal çiçeğidir. Aynı zamanda Arap Yasemini olarak da bilinmektedir. Aslında Ful Çiçeğinin Arabistan ile arasında kuvvetli bir bağ bulunmamaktadır. Asya’da pek çok bölgede Ful Çiçeği dini ritüeller için kullanılmaktadır. Ayrıca Hindistan’da antinflamatuar, antiseptik, analjezik ve yatıştırıcı özellikleri ile bilinmektedir. Hindistan’a özgü bir bitki türüdür. Büyük yasemin ailesinin içerisinde yer almaktadır.Ful Çiçeği ÖzellikleriHem çalı hem de tırmanıcı şekilde gelişim sergileyen bir bitki türüdür. Ful çiçeğinin gelişimi oldukça yavaştır. Fakat uzun süre geçip kök kısımları güçlendikten sonra gelişim hızında artış meydana gelmektedir. Esnek ve uzun dallar uzattığında doğru budamalarla gardenya gibi çalı görüntüsüne sahip çiçekli bir bitki biçiminde yetiştirilebilir. Zaten ful çiçeği fazla uzun zamanlı güneş ışığı alabileceği bir ortamdaysa kendiliğinden çalı şeklini almaktadır. Fakat yine de bazı zamanlarda düzensiz bir şekilde uzamalar sergiler ve dalları destek olmadan duramaz. Düşük güneş ışığı alan bölgelerde uzamaya devam eder. Bu bitkinin görüntüsü oldukça güzeldir. Aynı zamanda her çeşit budama işlemini tolere etmektedir. Ful çiçeğinin yapraklarının şekli ovaldir. Tek parça olan yaprakların şekli düzgün değildir. Yaprakları eğri büğrüdür. Bir yıldan fazla bir sürede yaprakları taze ve yeşil bir görünümde kalmaya devam etmektedir. Yaprakların sap kısımları 4-5 milimetre kadardır. Farklı şekildeki yaprakları ile diğer yasemin türleri arasında ayırt edilebilirler.Ful Çiçeği BakımıBüyüme esnasında, bilhassa kuru yaz dönemlerinde düzenli olarak sulama yapılmalıdır. Nem dengesini korumak için ayak malçlanmalıdır. Kış aylarının sonlarına doğru kompost eklemek yararlı olacaktır. Kış mevsimi yaklaşırken bitkinin dondan korunması için önlem almak gerekmektedir. Ekim ve Mayıs aylarının arasında bitki seraya yerleştirilmelidir. Ful çiçeği sıcağı sevmektedir ve ısının düşük olduğu bölgelerde çiçek açmaya yatkın değildir. Bu bitki için güneş ihtiyacı tam gün, yarım gün, doğrudan olmayan az güneş ve hatta hafif gölge ile karşılanabilir. Tam gölge mekanlar hariç her türlü ortama uyum sağlayabilmektedir. Güneşin yeterli oranda olduğu yerlerde hava serin ise bitki dar saksılara ekilmelidir. Kullanılan dar saksı sayesinde kök kısımları daha kolay ısınır ve kesinlikle çiçek açar.Eğer ev ortamında ful çiçeği yetiştirilecekse konumlandırıldığı ortam havadar ve güneşli olmalıdır güneşin saksıyı, dalları ve yaprakları ısıttığı taktirde çiçek açması kaçınılmazdır. Ev içerisinde yetiştirilen ful çiçeğinin toprağı havadar olmalıdır. Bitkinin toprağına iri taneli dere kumu ve ponza taşı karıştırılmalıdır. Bu şekilde toprağın havadarlığı ve süzekliği daha da artırılacaktır.Ful Çiçeği Ne Zaman Çiçek Açar?Ful çiçeği yoğun ve keskin bir kokuya sahiptir. Bitkinin çiçek açması sıcak havalara bağlıdır. Aslında bitkinin gelişimi sıcak ile doğru orantılıdır. Çiçek tomurcukları uzayan dalların uç kısımlarında mini brokoliye benzer bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Çıkan bu tomurcuklar daha çok çiçeğin olgunlaşmamış yeşil ve ufak haline benzemektedir. Bazı zamanlarda tomurcuklanma kristata biçiminde gür bir şekilde olmaktadır. Çiçeğin renginde büyüdükçe açılmalar meydana gelmektedir. Çiçekler tam olarak beyaz rengini aldığında koku yaymaya başlamaktadır. Çoğunlukla solmadan bembeyaz kalmaları 24 saati geçmemektedir.Ful Çiçeği SulamasıÇiçeklerin korunabilmesi için bitkinin soğuk hava akımlarından uzak tutulması gerekmektedir. Sulama uygulamasının ise gün aşırı yapılması yeterlidir. İlkbahar mevsiminin başından eylül ayının ortasında kadar her 15 günde bir sıvı gübre uygulaması yapılabilir. Ful çiçeğine yaz aylarında bol sulama yapılmalıdır. Ancak kış aylarında sulama yapılırken toprağın kuruması beklenmelidir.Ful Çiçeği İklim İsteğiBu bitki türü Akdeniz iklimine oldukça uyumludur. Bitkinin yaprak kısımları kış mevsiminde dökülmemektedir. Bitki sıcak havalardan hoşlandığı için sonbahar aylarında erkenden gelişimi durmaktadır. Ayrıca ilkbahar aylarında uyanmak için acele etmemektedir. Ful çiçeği -4 dereceye kadar yaprakları zarar görmeden dayanabilir. -8 derece civarında ise yapraklarını ve hassas taze dallarını kaybeder. Eğer daha düşük sıcaklıklara maruz kalırsa toprak üstündeki tüm dalları kurur. Değişen durumlara bağlı olarak bitkinin tamamı ölebilir.Ful Çiçeği Nasıl Ekilir?Bu bitki türü genellikle seralarda yetiştirilmektedir. 5 dereceye kadar dirençli olabilen bu tür belirli ortamlarda rahatlıkla yetiştirilebilmektedir. Koyu yeşil yaprakları ve güzel çiçekleri ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Bu güzel görünümünü yıl boyunca koruyabilir.Eğer ful çiçeği ekilmek isteniyorsa güneşte iyi drene edilen zengin içerikli topraklar kullanılmalıdır. Ayrıca aşırı derecede nem olmadan yetiştirilmesi daha iyi bir neticeye ulaşılacaktır. Bitkinin sera toprağına ekilmesi gerektiğini belirtmekte fayda vardır.Ful Çiçeği Toprak ve pH HassaslığıJasminum sambac türleri bitkisel organik maddeler bakımından zengin, asit oranı az ve nötr topraklarda güzel bir şekilde yetişmektedir. Ful çiçeği ise asit oranı bir miktar fazla topraklarda daha iyi yetişmektedir. Alkalinli topraklara da uyum sağlayabilmektedir. Ancak bu türdeki topraklarda coşkulu bir gelişim sergilemez.Ful Çiçeği Saksı DeğişimiKöklerin saksı içerisinde sıkı bir yumak oluşturması halinde daha büyük bir saksı içerisine alınması gerekmektedir. Bazı bitki türleri kök kısımlarının yumak halinde olmasından hoşlanmaktadır. Ancak ful çiçeği bu durumdan hoşnut olmaz. Sıcaklıkların yüksek olmadığı bölgelerde geniş saksı kullanımı iyi değildir. Bunun sebebi ise ful çiçeği gelişiminde ve çiçeklenmesinde köklerin ısınmasının önemli oluşudur. Bu yüzden bitkinin fazla geniş saksılara ekilmemesi ve ayrıca köklerin sıkışık olmaması gerekmektedir.Ful Çiçeği ÇoğaltmaBasit daldırma, yarı olgun dal çeliği ve tepe çeliğiyle ful çiçeği dalları rahatlıkla köklenmektedir. Bu uygulamalar ile çoğaltılabilir ancak dikkatli olmak gerekir. Bahar aylarının başında don olaylarının olmadığı dönemlerde mart aynının sonu gibi çoğaltma işlemi yapılabilir. Kesilen yapraklı dallar direk olarak toprağa ekilmelidir. Toprak iri dişli kum ya da perlit ile karıştırılmış olmalıdır.Ful Çiçeği Dinlendirme ve BudamaKış döneminde soğukta kalıp gelişmiyorsa zaten güzelce dinleniyor demektir. Ancak gelişiminde sorun yoksa ve sıcak ortamda bulunuyorsa aralık ayının ortasından şubata kadar sulama azaltılarak bitki dinlendirilmelidir. Dinlendirme döneminin sonunda ise bitki düzgün bir şekilde budanmalıdır. Bitkinin budaması istenilen şekilde yapılabilir. Aynı zamanda çiçekler geçtiğinde de küçük budamalara yapılmalıdır. Bitkinin tekrar tekrar çiçek açmasında budama işlemi yararlı olmaktadır. Eğer bitki bahçede yetiştiriliyorsa ilkbahar mevsiminin başında budama yapılmalıdır.  

Hanım Çantası Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Hanım çantası çiçeği ülkemizde yetiştirilen popüler çiçek türleri arasında yer almaktadır. Çiçek adını çanta şekline benzeyen yapraklarından almaktadır. Hanım çantası, çanta çiçeği olarak da bilinmektedir. Hanım çantası çiçeği yaz mevsimini seven bitkiler arasındadır. Bu sebepten dolayı sıcak iklimlerde yetiştirilmektedir. Yaz mevsimi dışındaki mevsimlerde çanta çiçeğinin genel olarak yaprakları donmakta ve dökülmektedir.Bu çiçeğin birçok çeşidi bulunmaktadır. Her çeşidin kendine özel bakım ihtiyaçları bulunmaktadır. Eğer bir çanta çiçeği yetiştirmek istiyorsanız öncelikle bakımı hakkında detaylı bir bilgiye sahip olmanız gerekmektedir. Doğru koşullar altında yetiştirildiğinde uzun yıllar boyunca yaşamını devam ettirebilmektedir. Aynı zamanda doğru uygulamalar ile her yaz çiçek açmaya devam ederler. Bu çiçek türünün çoğaltılması da oldukça kolaydır. Hanım çantası çiçeğini kök kısımlarından çoğaltarak farklı saksılara ekebilirsiniz.Hanım Çantası Çiçeğinin ÖzellikleriHanım çantası çiçeği söz konusu olduğunda pek çok özellik sıralamak mümkündür. Bunun sebebi bu çiçeğin farklı türlerinin bulunmasıdır. Ancak ülkemizde sıklıkla karşılaşılan klasik çanta çiçeğinin özelliklerini sıralamak doğru olacaktır.·     Bu tür çiçeklerde sık sık hastalanma gözlenmesi mümkündür. Eğer yetiştirdiğiniz hanım çantası çiçeği hasta ise diğer çiçeklerden ayrı bir yere konumlandırmak gerekmektedir.·     Hanım çantası bakımında toprak tercihi oldukça önemlidir. Bu çiçeğin bol mineral içeriğine sahip olan kaliteli topraklarda yetiştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca yaz aylarında çiçek açan hanım çantasına besin takviyeleri yapılması tavsiye edilmektedir.·     Hanım çantalarının sulanması da oldukça büyük bir öneme sahiptir. Sulama yaparken belirli bir düzen oluşturmak gerekmektedir.·     Kurtları, yaprak birlerini, böcekleri ve mantarları üzerine çeken bir bitki türüdür. Bu sebepten dolayı hanım çantasına düzenli olarak ilaçlama yapılmalıdır.Hanım Çantası Çiçeği Nerede Yetişir?Rüzgar akımının bulunduğu bölgelerden uzak tutulması gerekmektedir. Kış mevsiminde hanım çantasının yerleştirildiği mekanın ısısı 14-15 derecenin altında kalmamalıdır. Rüzgarın çiçeği sarsmasından dolayı bitkinin sap kısmında oynamalar meydana gelir ve bunun sonucunda toprağın köküne hava akımları girer. Bu durum neticesinde çiçeğin ömrü azalır ve aynı zamanda çiçeğin yaprak kısımlarında sararma, çiçeklerde solmalar ile karşı karşıya kalınır. Örnek verebilecek olursak hanım çantası çiçeğinin kapı ağzı ve pencere gibi açılabilen yerlerden uzak tutulması tavsiye edilmektedir.Hanım Çantası Çiçeği Nasıl Sulanmalı?Bu çiçek türünün yaz aylarında sulaması haftada en az 2 defa olacak şekilde yapılmalıdır. Kış mevsiminde ise haftada 1 defa saksı üstten olacak şekilde sulanmalıdır. Sulama yapılırken suyun toprağın tamamına ulaştığından emin olmak gerekir. Yazın sulama yapılırken pazartesi ve Perşembe günleri olacak şekilde ayarlanabilir. Kışın yapılan sulamada ise pazartesi günü tercih edilebilir. Yapılan her sulamada aynı kap ya da aynı ölçü kullanılmalıdır. Çiçek sulaması için akşam saatleri tercih edildiyse sabah saksı tabağında birikmiş olan sular boşaltılmalıdır. Bu şekilde çiçeğin toprağında koku ve haşerelerin oluşumunun önüne geçilmiş olur. Sulama yapılırken ana kural toprak kurudukça sulama yapılması gerektiğidir. Kuru olduğunu anlayabilmek amacıyla parmak birkaç santim toprağa batırılmalıdır. Eğer hala bir ıslaklık varsa sulama başka bir güne ertelenmelidir.Hanım Çantası Çiçeği Nasıl Budanır?Hanım çantasının dallarındaki çiçekler solduktan sonra budama yapmak gerekmektedir. Budama yapılmasının amacı ise bitkinin yeniden çiçek açmasını sağlamaktır. Budama yapılan bölgeye hava akımının girmesini engellemek için üzerinin kapatılması gerekir. Üzerini kapatabilmek için soğuk silikon, yakıcı olmayan yapışkanlar ya da mum kullanılabilir.Hanım Çantası Çiçeği Işığı Sever mi?Hanım çantası çiçeklerinin büyük bir kısmı aydınlıktan hoşlanmamaktadır. Hanım çantasının yetiştirileceği ortam güneş ışığından uzakta kalıyorsa bitkinin yapraklarının dökülmesine engel olmak, çiçeklerin açmasına ve sağlıklı kalmasına imkan sağlamak için aydınlatıcılardan yararlanmak gerekir. Karanlık ortamda kalan hanım çantaları yapraklarını dökmeye başlar. Daha sonra sararma ve solmalar meydana gelir. Eğer bitki az ışık alıyorsa sulamanın da az olacak şekilde yapılması tavsiye edilmektedir.Hanım Çantası Çiçeği Toprak DeğişimiHanım çantası çiçeğinin toprak değişimi yılda bir defa yapılmalıdır. Toprak değişimi için en uygun olan zaman sıcak ayların başlangıcı olan Nisan ayıdır. Toprak değişimi yapılırken dikkat edilmesi gereken konu, değiştirilmek istenilen saksının en fazla bir numara büyüğüne dikilmesidir.Hanım Çantası Çiçeği Vitamin TakviyesiÇanta çiçeğine vitamin takviyesi yapılırken dikkatli olunması gereken konu, bitkinin çiçekleri ve yaprakları sağlıklıysa bu dönemde vitamin kullanımının mecburi olmadığıdır. Bitkinin çiçekleri solmuş ve budama işlemi yapılmışsa bu aşamada hanım çantasının hem çiçek açması hem de gelişmesi için besin takviyesi yapılmalıdır. Kullanılacak olan bitki besininin kullanma koşulları dikkate alınarak uygulama yapılmalıdır. Genel olarak bitki besinleri 1 litre su içerisine bir kapak olacak şekilde eklenmektedir. Düzgün bir şekilde karıştırıldıktan sonra her zaman yapılan sulama ölçeği ile bitki sulanmalıdır. Bu işlem 15 günde bir ya da ayda bir olacak şekilde yapılabilir.Hanım Çantası Çiçeğinin ÇoğaltılmasıSaksı içerisinde yetiştirilen hanım çantası, köklerinden ayırma tekniği ile çoğaltılabilir. Bitkinin köklerinin ayrılmasının ardından başka bir saksıya alınmalıdır. Daha sonra bitkinin rutin bakımlarına başlanabilir. Kök kısmından elde edilen yeni bitki hızlı bir gelişim ortaya koyacaktır. Hanım çantası çiçeğinin çoğaltılması için en uygun olan zaman ilkbahar mevsiminin ortalarıdır.Hanım Çantası Çiçeğine Neler Zarar Verir?·     Bitkiye aşırı derecede yapılan sulama uygulaması·     Hanım çantasının yerleştirildiği saksının delik bölgelerinin kapalı olması ve suyun deliklerden tabağa ulaşmaması·     Hasta olan bitkinin diğer bitkiler ile yakın olacak şekilde konumlandırılması·     Toprak kalitesinin düşük olması ya da vitamin oranının yetersiz kalması·     Hanım çantası çiçeğinin yaprak kısımlarında ortaya çıkan hastalıklar ve mantarlar, solucan, sinek ya da yapışkan gibi pamuksu hastalıklar bitkide hasar meydana gelmesine sebep olacaktır.Hanım Çantası Çiçeğinin ÇeşitleriEn çok bilinen orijinal hanım çantası çiçeği çeşitlerinden ikisi şu şekildedir: Darwin tarafından keşfedilmiş olan Calceolaria uniflora. Orijinal ve en ünlü türlerden biridir. Fakat bu tür çanta çiçeği nadir bulunmaktadır. Bu isimle satılan tohumlar çoğunlukla yanlış bir şekilde etiketlenmiştir.Bir diğer popüler ve orijinal hanım çantası türü olan Calceolaria integrifolia’dır. Diğer tür ile kıyaslandığında daha rahat elde edilen bir tohuma sahiptir. Bazen yatak bitkisi olarak da satılmaktadır. Daha uzun ve daha sert olan türlerden biridir.300’den fazla Calceolaria çeşidi olmasına rağmen genel olarak ticari olarak sadece kısıtlı miktarda kültüre alınmış melezlerin satışı yapılmaktadır.